YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4708
KARAR NO : 2009/1885
KARAR TARİHİ : 31.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1) …
2) …
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 31.3.2009 Salı günü davacı … vekili Av. ………… ile davalı … vekili Av. … geldi. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı … vekili dinlendikten sonra dosya inceledi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalı …’e sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında …’in taşınmazları iyi niyetli 3. kişiye sattığını bildirerek, davasının taşınmazların değerine taalluk ettiğini beyan etmiştir.
Davalılardan … cevap dilekçesinde, borçlu …’in borca batık olduğunu, kendisinin emlakçı olması nedeniyle taşınmazları satın aldığını ve üzerindeki hacizleri kaldırdıktan sonra sattığını savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılardan …’ın borçlu …’in mal kaçırma kastını bilmesi nedeniyle davanın kabulüne, resmi satış senedindeki borçlu payına isabet eden 60.250.00 YTL.yi geçmemek koşulu ile icra takip dosyasındaki alacak ve ferilerinin davalı … ve …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olup, mahkemece davalı 3.kişi …’in borçlu davalı …’in alacaklılardan mal kaçırma kastını bile bile taşınmazları satın aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılardan
… temyiz dilekçesinde mal, kaçırma kastının bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığını, borçlunun borçlarından dolayı taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kendisi tarafından kaldırıldığı halde bunun göz önüne alınmadığını, davalılar arasında hiçbir ilişki bulunmadığını bildirmiş ise de mahkemenin davanın kabulüne ilişkin gerekçesine göre, taşınmazlar üzerindeki hacizleri kaldırmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davalı … vekili 27.06.2006 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde müvekkilinin emlakçı olduğunu, davalı borçlu …’in borca batık olduğunu, kendisinin taşınmazlar üzerinde bulunan 32 adet haczi alacaklılara ödeme yaparak kaldırdığını bildirdiğinden …’ın, İİK.nun 280.maddesinde ifade edildiği gibi davalı borçlunun mali durumunu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki emlak işi ile uğraşan bir kimsenin taşınmaz alım satım işinde aracılık yapmakla yetinmesi gerekirken, taşınmazları satın aldıktan sonra satmış olması da hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Bu nedenlerle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 625.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalı …’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.215.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına 31.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.