YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4735
KARAR NO : 2009/876
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Mahallesi 2625 Ada 11 parselde kayıtlı taşınmazını 10.5.2007 tarihinde kayınperedi…’ya, …’ında 5.6.2007 tarihinde borçlunun kızkardeşi davalı …’a sattığını belirterek, alacak miktarıyla sınırlı olarak tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde, taşınmazı iyiniyetle borçludan değil dava dışı …’dan satın aldığını, muvazaa iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, alacağın takip yoluyla tahsil edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre taşınmazın devrine ilişkin tasarrufların İİK.nun hükümleri gereğince gerçek satış olmayıp mal kaçırmaya yönelik geçersiz tasarruflar ve muvazaalı işlemler olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, …,… Mahallesi, 2625 Ada 11 parselde tapuya kayıtlı 4/896 arsa paylı bodrum 9 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın borçlu… adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi gereğince iptal davalarında borçlunun ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler davalı olarak gösterilmelidir. Burada mecburi dava arkadaşlığı mevcut olup, taraf teşkilinin mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğinden borçlu …ile üçüncü kişi …’ya dava dilekçesinin tebliği suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması ve İİK.nun 277 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabeli görülmemiştir.
Kabul şekline göre de; iptal davası sabit olduğu takdirde davanın konusu taşınmaz mal ise, kaydın tahsiline gerek olmadan alacaklının o taşınmazın haciz ve satışını istiyebileceğine ilişkin İİK.nun 283. maddesi hükmü gözardı edilerek, taşınmazın borçlu adına tesciline karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi Harç ve vekalet ücretinin de alacak miktarı tasarruf değerine göre daha düşük olduğundan alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken tasarruf değerine göre hesaplanması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 60.00.TL temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.