YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4818
KARAR NO : 2009/1490
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete Zorunulu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının oğlu … … yaralandığını ve sakat kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 YTL tazminatın 5.8.2007 kaza tarihi veya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, 6.6.2008 tarihli dilekçesi ile talebini 23.284 YTL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava açılmadan önce 28.028 YTL ödeme yaptıklarını, yolcununda emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, hatır yolcusu olması nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 23.784.00 YTL tazminatın 7.000.00 YTL kaza tarihinden 16.784 YTL’nın ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece Şanlıurfa devlet hastanesi özürlüler için sağlık kurulu tarafından verilen raporda davacının sağ gözünde meydana gelen görme kaybı nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %32 olarak belirlenmiş ve bu rapor esas alınarak hesaplama yaptırılmıştır. Ancak raporun hangi tüzük esas alınarak düzenlendiği, belli olmadığı gibi raporda meslek grubu ve arıza ağırlık ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tespitinde etkili unsurlar gösterilmemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan maluliyet oranının tespitine ilişkin rapor alınarak sonuca göre zarar görenin tüm kişisel durumu, çalışma alanı, elde ettiği gelir, yaşı,
yaptığı işin ve sakatlığının gelir elde etme yeteneği üzerinde etkisi dikkate alınarak daimi maluliyet tazminatı hesaplanması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekili zarar görenin hatır için taşındığı savunmasında bulunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin isteği ve ne amaçla yapıldığı araştırılmadan ve tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
4-Kabul şekli yönünden; Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2918 sayılı … Kanunu’nun 99/1. maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı … şirketine müracaat edilerek temerrüde düşürüldüğüne göre, davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki beyanı ile bağlı kalınarak, davadan önce yapılan ödeme tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcının davalı ve davacıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine, 17.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.