YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4820
KARAR NO : 2009/2566
KARAR TARİHİ : 21.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …, müdahil … Bankası A.Ş vekilleri ile … ve … vekili tarafından temyiz edilmiş ve davalı … vekili ile davalı … tarafından duruşma taleb edilmiş ise Dairemizce gönderilen ilan yazılarının gereği yerine getirilmediğinden duruşma isteklerinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilip dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Mahallesi, 123 ada 6 parsel 1.kat 3 nolu bağımsız bölümü 8.2.2005 tarihinde damadı davalı …’ya onunda 25.2.2005 tarihinde borçlunun diğer damadı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline, aksi halde İİK.nun 283/2 madde gereğince alacak oranındaki tazminatın aciz vesakasının alınma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu talep de kabul edilmezse Borçlar Kanunun 18.maddesi gereğince alacakla sınırlı olarak dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteme yetkisi verilmesini dava ve talep etmiş, yargılama sırasında davalı borçlunun ölümü üzerine mirasçılarını davaya dahil etmiştir.
Davalı borçlunun mirasçıarından .. mirasın reddine ilişkin mahkeme kararlarını sunmuşlar, … dışındaki diğer mirasçılar davaya cevap vermemişlerdir.
Davalı … vekili, muris …’e ait tereke borca batık olduğundan MK.nun 605. Maddesi gereğince müvekkilin de mirası reddettiğinin kabulü gerekeceğini, dolayısıyla husumet yöneltilemiyeceğini, dava konusu
../…
-2-
2008/4820
2009/2566
taşınmazın ekonomik ve sağlık problemleri nedeniyle 60.000.00.YTL’ye …’ya onun tarafından da 65.250.00.YTL’ye …’e satıldığını, her iki alıcının da borçlunun damadı olmasına rağmen borçlu ile davalı …’ın arasında satış tarihlerinde ailevi sorunlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davalı borçlunun 7.7.2006 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu taşınmazı borçludan 65.00.00.YTL bedelle aldığını ve aynı bedelle bacanağı …’e sattığını taşınmazın üzerindeki ipotek nedeniyle 4.6.2007 tarihinde icra yoluyla satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, iyiniyetli 4.kişi olarak taşınmazı banka kredisi kullanarak 65.250.00.YTL bedelle aldığını ve taşınmaz üserine 87.000.00.YTL ipotek konulduğunu, borçlunun kayınpederi olmasına rağmen ilişkilerin iyi olmadığını alacağın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Müdahil …vekili davaya konu taşınmazda müvekkil banka lehine 25.6.2005 tarihinde ipotek tesis edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla taşınmazın satıldığını, satış bedeli üzerine tedbir konulduğundan alacağın tahsil edilemediğini, ipotekten kaynaklanan rüçhanlı alacağın elde edilmesine engel teşkil eden tedbir kararının kaldırılmasını ve davalı yanında müdahil olma talebinin kabulüne karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve hasıl olan vicdani kanaata göre davalılar …’ün reddi mirasta bulunduklarından bu davalılar hakkındaki talebin reddine, dava konusu …. Mahallesi, 123 ada 6 parsel sayılı taşınmazda kain 1. Kat 3 nolu meskenin 8.2.2005 ve 25. 2.2005 tarihli temlikine ilişkin tasarrufların İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2005/3062 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiş; hüküm davalı …, müdahil … Bankası A.Ş vekilleri ile … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277. Ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalarda davacı alacağını tahsil etmek için borçlu ile doğrudan veya dolaylı olrak hukuki işlem yapan şahıslar arasındaki tasarrfların İİK.nun 278, 279 ve 280. Maddeler gereğince hükümsüzlüğünü tesbit ettirip dava konusu mal üzerinde haciz
../…
ve satış yetkisi elde ederek alacağını tahsil etme amacı taşımaktadır. Somut olayda dava konusu tasarrufun hangi hukuki gerekçeye dayanılarak iptal edildiği Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmamıştır.
HUMK.nun 388 ve Anayasa’nın 141. Maddesi gereğince mahkeme kararları gerekçeli ve denetime açık olmalıdır. Diğer yandan borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması dava önşartı olup mahkemece re’sen değerlendirilmelidir.
Takip dosyası içerisinde ödeme emrinin davalı borçlu …’e tebliğine ilişkin evraklar yer almadığından borçlu hakkındaki takibin kesinleşip kesinleşmediği belirlenememiştir. Mahkeme gerekçesinde bu yönde de bir tespit bulunmamaktadır. Öncelikle mahkemece bu yönde bir araştırma yapılarak dava önşartının varlığı araştırılmalıdır.
Davalı … vekili borçlu muris …’in terekesinin borca batık olduğunu Medeni Kanunun 605. Maddesi gereğince mirası reddettiklerinin kabulü gerekeceğini dolayısıyla husumet yöneltilemiyeceğini savunmuştur. Bu savunmanın hadise şekilnde incelenip karara bağlanması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … , … ve …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre adı geçen davalıların sair, müdahil … Bankası A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden müdahil … Bankası A.Ş’ye geri verilmesine 21.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.