Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4865 E. 2009/2162 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4865
KARAR NO : 2009/2162
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ile davalılardan … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve davacı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.4.2009 Salı günü davacı … San. ve Tic. AŞ. vekilleri Avukat … ve Avukat … ile davalılar … ve … vekilleri Avukat … geldiler. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalılar … ve … vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’nun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Mahallesi, 745 Ada, 125 parselde, 4.kat, 16 nolu bağımsız bölümü ile, … Mahallesi, 4181 Ada, 10 parselde, zemin kat 2 nolu dükkanı, 31.8.2005 tarihinde yeğeni davalı …’ya, onun da 18.11.2005 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun Borçlar Kanunun 18.maddesi gereğince, kabul edilmezse İİK 277.madde gereğince iptalini talep etmiştir.
Davalı … ve … vekili, dava şartlarının oluşmadığını, …’un dava konusu tasarruflarda taraf olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
../…

Davalı …, dava şartlarının oluşmadığını, mütahit olması nedeniyle dava konusu taşınmazları alacağına mahsuben aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davalı …’nun dava konusu tasarrufların tarafı olmadığı dolayısıyla bu davalıya husumet yöneltilemiyeceği, özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan ve dava dışı … AŞ’nin davacıya olan borcu nedeniyle anılan şirketin ortağı olan davalı …’e müracaat edilemiyeceği, dava konusu tasarrufun 23.11.2005 tarihli borçtan önce yapıldığı, muvazaa iddiasının dinlenebilmesi için davacının hukuki yararı ve ilgisi olması gerektiği, davalı borçlunun temlik sırasında ileride şahsen borçlanacağı öngörüşüyle alacaklıdan mal kaçırma inancı ile tasarrufta bulunduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması, borcun iptali istenen tasarruftan önce doğması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmesi ve aciz belgesinin alınmış olması gereklidir.
Somut olayda davalı … davacı şirkete borçlu olan … AŞ’nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesidir. Davalının 17.11.2006 tarihli cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere davalı … ortağı olduğu borçlu … AŞ’nin borcuna karşılık şirket hakkında yapılan icra takibi sırasında şahsi çek ve senetlerini vermiş, 23.11.2005 tarihli protokol ile de şirket borcuna kefil olmuştur. O halde, davalı … yönünden borcun doğum tarihinin ortağı ve kefili olduğu … AŞ’nin borçlandığı tarih olarak kabulü gereklidir. Dava dışı borçlu şirket hakkında 2005/4577 Esas sayılı takip dosyasındaki çeklerden borcun 15.9.2005 tarihinde doğduğu ve bu dosya borcunun da davalı … tarafından 23.11.2005 tarihli protokole kabul edildiği, dolayısıyla borcun 18.11.2005 tarihli tasarruftan önce yapıldığı anlaşılmakla davanın esası yönünden İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince yargılamaya devam edilerek, mevcut delillerin yasanın 278, 279 ve 280.mad-

deleri kapsamında değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 625.00.-TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 7.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.