YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4901
KARAR NO : 2009/2503
KARAR TARİHİ : 20.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili …’e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, mağdurenin anne ve babası olan diğer müvekkillerinin olaydan derin üzüntü duyduklarını ileri sürerek, şimdilik … için 500.-YTL maddi, 5.000.-YTL manevi, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 2.500.-YTL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Daha sonra davasını ıslah ederek 1.450.-YTL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, olay tarihinden faiz istenemeyeceğini, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, kusurlu tarafın maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra, hüküm, 11.Hukuk Dairesi’nin 21.1.2008 tarih, 2006/13255-2008/319 sayılı kararı ile kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeni ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile davacı … için, 1.157.73.-YTL maddi, 2.000.-YTL manevi tazminat; davacı … ve … için ayrı ayrı 500.-YTL olmak üzere toplam 4.157.-YTL tazminatın 11.9.2000
olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı … şirketinin sorumluluğu maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği oturumda davalılar vekillerinin ıslah edilen kısma yönelik açıkça zamanaşımı definde bulunmamalarına göre, davalılar … ve … vekilinin tüm, davalı … şirketi vekili ile davacılar vekilinin davacı … yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı … yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri gözönüne alarak manevi zarar adı altında hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat, nede bir cezadır. Amacının zarara uğrayanda bir … duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzeyen bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacı …’de, geçirdiği kaza nedeniyle uzaktan fark edilebilecek ve ömür boyu kalıcı olacak yara izi olduğu, çalışma gücünden %3,3 oranında kaybettiği sağlık raporu ile ortaya konulmuştur. Duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için istenilen tazminat miktarı makul olduğu halde, 2.000.-YTL manevi tazminata hükmedilmesi adalete uygun düşmemektedir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı … vekilinin, temyiz itirazlarına gelince, 2918 sayılı KTK’nun 99/1.maddesi ile ZMSS Genel Şartları’nın B-2 maddesine göre, sigortacı, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin kendisine bildirildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde teminatı ödemekle yükümlü
olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde, temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Somut olayda, davacının dava açılmadan önce davalı … şirketinden ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihbar yazısı bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı … şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığı tespit edilerek davadan önce ihbar var ise, KTK’nun 99.maddesine göre temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar olmadığı takdirde, davalı … şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin tüm, davalı … vekili ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı … yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda yazılı 224.52.-TL onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 60.00.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 20.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.