YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4945
KARAR NO : 2009/912
KARAR TARİHİ : 26.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazları kardeşinin çocukları olan diğer davalılara sattığını öne sürerek, yapılan satışların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … ve …, tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını, aciz belgesinin ibraz edilmediğini, satışta muvazaa bulunmadığını, davanın reddini; diğer davalı …, davacının gerçek alacaklı olmadığını, borçlarını ödemek için taşınmazlarını sattığını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların yakın akraba olmaları nedeniyle davanın kabulü ile taşınmazların satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından düzelterek onama isteğiyle, davalılardan … ve … tarafından ise esastan temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir reddine; ancak, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davalarında, dava konusu taşınmaz olduğundan ve dava kabul edildiği takdirde tapunun iptaline gerek kalmadan taşınmazın haciz ve satışı istenebileceğinden; mahkemece, hükmün kesinleşmesinden sonra ayrıca tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesine gerek bulunmadığından hüküm fıkrasının 6. bendinde, karar kesinleştiğinde karar suretinin tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının 6. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak hüküm fıkrasının bu şekilde HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2) Davalılardan … ve …’nun temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, takibe konu olan borcun dayanak bononun tanzim tarihinden önce taraflar arasındaki traktör alım satımından doğduğunun dosyaya ibraz edilen 5.9.2003 tarihli faturadan anlaşılmasına ve davalı tarafından da senet dayanağı borcun başka bir nedenden kaynaklandığının ileri sürülüp kanıtlanamamasına, borçlu davalı …’in 3. kişi konumundaki diğer davalıların amcası olması karşısında aralarındaki satış işleminin İİK.nun 278. maddesi uyarınca iptale tabi olmasına ve 3. kişilerin iyi niyetli olmalarının önem arz etmemesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir, reddine; ancak, mahkemece borçlu tarafından diğer davalılara yapılan tasarrufun takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde tasarrufların iptaline karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının 1.bendindeki ‘tasarrufların’ kelimesinden sonra gelmek üzere ‘takip konu-su alacak ve ferileriyle sınırlı olarak’ tümcesinin eklenmesine hüküm fıkrasının bu şekilde HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar Fikret ve …’nun temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Fikret ve …’ye geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.