YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5044
KARAR NO : 2009/1106
KARAR TARİHİ : 05.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1)…
2)…
3) …
4)…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davalı borçlular dava konusu taşınmazları oğulları olan davalı 3. kişi …’e devretmişler, … …’da 4.kişi konumunda olan davalı …’a devretmiş, davacı alacaklı 4. kişi durumunda olan …’e karşı dava açmamış olmakla 3.kişiler yönünden İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca açılan davaya tazminat davası olarak devam edilmesi, davacı alacaklı taşınmazı devralan 4. kişinin kötü niyetli olduğu iddiası ile harcını yatırarak onu da davaya dahil ettiği takdirde bu yönden de tüm deliller toplanıp iptal koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra dahili davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne ve dava konusu 42 nolu parselin değeri olarak tesbit edilen 67.282.07 YTL. ile 452 nolu parselin değeri olarak tesbit edilen 5.487.54 YTL.nin Uşak 1. icra müdürlüğünün 2002/1216 ve Uşak 2. icra müdürlüğünün 1998/4851 sayılı takip dosyalarındaki alacak miktarı ile sınırlı olarak …’ten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davalarında aynı yasanın 283/II maddesi gereğince 3. kişinin tasarrufa konu malı elinden çıkarması halinde davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak elden çıkarma tarihindeki tasarruf değeri üzerinden bedele hükmolunabilir. Somut olayda uzman bilirkişi davalı … tarafından elden çıkarıldığı 04.02.2003 tarihinde gerçek değerinin 42 nolu parselin 43.695.33 YTL. 452 nolu parselin ise 3.563.80 YTL. olduklarını bildirilmiştir. Bilirkişice saptanan bu değerler üzerinden tazminata hükmetmek gerekirken, taşınmazların keşif tarihi olan 2007 yılı itibariyle belirlenen değerleri üzerinden tazminata hükmedilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan …’in temyiz itirazları kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 5.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.