YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5047
KARAR NO : 2009/1097
KARAR TARİHİ : 05.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, 3.127,49 TL’nın 06.09.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, tazminat miktarını 08.12.2004 tarihinde davacının hesabına havale ettiklerini; ancak, davacının bu ödemeyi iade ettiğini, bu nedenle mütemerrit olmadıklarını, davanın reddini savunmuş; davalı … vekili de yetkiye ve kusura itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı… hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kabulüne dair verilen karar davalı … ve davalı … vekillerinin temyizi üzerine, Dairenin 10.04.2008 gün ve 2007/5486-2008/1863 sayılı kararı ile bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı… ile ilgili hüküm kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … ve davalı … yönünden açılan davanın kabulü ile 3.127,49 TL’nın sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 20.10.2004 tarihinden ödeme tarihi olan 08.12.2004 tarihine kadar temerrüt faizi ile birlikte davalı … Sigortadan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı … yönünden 06.09.2004 ödeme tarihinden 08.12.2004 tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile birlikte bu davalıdan (belediyeden) alınarak davacıya verilmesine, 08.12.2004 tarihinden sonra faiz yürütülmesine yer olmadığına karar
verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin infazda tereddüt oluşturabilecek şekilde yazılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK’nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde davanın kabulü ile, “3.127.49 YTL alacağın ibaresinden sonra gelen “sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 20.10.2004 tarihinden ödeme tarihi olan 8.12.2004 tarihine kadar temerrüd faizi ile birlikte davalı …Ş.’den alınarak davacı tarafa verilmesine, diğer davalı … yönünden 6.9.2004 ödeme tarihinden 8.12.2004 tarihine kadar işleyecek temerrüd faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine” “tümcesinin hükümden çıkartılması, yerine “davalı … Sigortadan 20.10.2004 temerrüt tarihinden 08.12.2004 tarihine kadar işleyecek temerrüt (yasal) faizi ile davalı … yönünden ise, 06.09.2004 ödeme tarihinden 08.12.2004 tarihine kadar işleyecek temerrüt (yasal) faizi ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” tümcesinin yazılması ve hükmün davalı yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Başkanlığına geri verilmesine 05.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.