YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5246
KARAR NO : 2009/5024
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 9.2.2001 tarihinde çalındıktan sonra hasarlı şekilde bulunduğunu belirterek 11.000.YTL tazminatın, 12.2.2001 tarihinden işleyecek %70 reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın daha önce pert işlemi yapılması nedeniyle davacının hasarlı olarak satın aldığını, aracın tamir edilip edilmediğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacının çalıntı araçları parçalama ve değiştirme işi yaptığını hakkında ceza davası açıldığını, sigortalanan aracın da bu şekilde değiştirilen araçlardan olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda: Davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği, iyiniyet kurallarına aykırı şekilde teminat dışında kalan bir hususu teminat içindeymiş gibi ihbar ettiğine dair delil olmadığı, ceza mahkemesinde görülen dava sonucunda mahkum olsa dahi, olaylar farklı olduğundan davanın sonucunu etkilemeyeceği, davacının ihbarının kasten gerçeğe aykırı olduğuna ilişkin iddianın davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 6.000.YTL’nin, Merkez Bankası tarafından kısa vadeli kredilere uygulanarak değişen oranda reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir TTK.nun 1282.nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281 nci maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Ancak sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen tutanak ve diğer belgelerin davalı … şirketine bildirilmesinden sonra davalı … tarafından sigorta teminatının ödenmemesi üzerine iş bu dava açılmıştır.
Davaya konu …plakalı aracın 1996 yılında Işık Sigorta Anonim Şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı iken meydana gelen kazada pert işlemine tabi tutulduğu, pertotal olarak satıldığı, aracın 14.10.1999 tarihinde davacı tarafından kendi adına trafik siciline kaydedildiği, 14.08.2001 tarihinde ise … plakaya nakil gittiği belirlenmiştir. Dava konusu hasarın ise aracın 9.1.2001 tarihinde çalınarak 11.2.2001 tarihinde hasarlı olarak bulunması nedeniyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. ….Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/445 E. Sayılı dosyasında davacı …’in hırsızlık malı otoları bilerek satın almak, çalıntı araçları parçalayarak satmak suçlarından yargılandığı anlaşılmaktadır. Davacı …’in hazırlık soruşturması sırasında alınan beyanlarında çalıntı oto satıcısı olan şahsın kendisine … plakalı Mercedes aracı getirdiğini, kendisinin de satın aldığını belirtmiş, yapılan araştırmada aracın … plakalı … marka
araç olduğu ve aracın 07.04.2004 tarihinde çalındığı anlaşılmış, …nolu plakanın ise sahte olmadığı tespit edilmiş, ceza yargılamasının devam ettiği görülmüştür. Davalı vekili, davacı tarafından pert olarak satın alınan aracın plakasının, çalınmış başka bir araca takılarak değiştirilmiş bir aracın sigortalandığını iddia etmiştir.
Mahkemece davalının savunmaları da dikkate alınarak … plakaya ait trafik sicil kayıtları, noter satış sözleşmesi ve ekleri getirilerek, sigortalı araç üzerinde davalının savunmalarına göre inceleme yaptırılıp, B.K.nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi kararı ile belirlenecek maddi vakıa hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından ceza mahkemesi dosyasının sonucu beklenerek, davalının itirazlarına göre …plakalı aracın bilgileri kullanılarak değiştirilmiş bir aracın sigorta ettirildiğinin tespiti halinde sigorta sözleşmesinin hüküm doğurup, doğurmayacağı, aksinin tespiti halinde davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirip getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar edip etmediği belirlenerek, bu hususun tespiti halinde oluşan rizikonun teminat içinde kalıp kalmadığını ispat külfeti sigortalıya geçeceğinden, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.