Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5278 E. 2008/5574 K. 27.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5278
KARAR NO : 2008/5574
KARAR TARİHİ : 27.11.2008

MAHKEMESİ : İzmir Asliye 8. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı … vekili, davalı borçlu şirket aleyhine birikmiş vergi borçlarından dolayı icra takibi yapıldığını, borçlunun diğer davalı …’a, İzmir-… İlçesi … Mahallesi 2782 ada 25 parseldeki taşınmazını satışına ilişkin tasarrufun vergi borcunu ödememek için yapıldığını bu nedenle tasarrufların iptaline ve taşınmazını eski malik adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazın satış bedeli ile … değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile tasarrufun iptali ile davacıya alacağının tahsili için cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın satış bedeli ile … değeri arasında iki katından fazla fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyadaki bilgi ve belgelere göre varılan sonuç doğru değildir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki satış bedeli üzerindeki hacizler toplamı ile birlikte 158.587 YTL olup taşınmazın bilirkişilerce bulunan değeri 250.000 YTL’dir. Ne
var ki 6183 Sayılı Kanunun 30. maddesine göre borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkân bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını … veya bilmesi lazımgelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür. Dava arasına giren İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2002/51 esas sayılı icra takibinde dosya alacaklısının … … borçlunun ise eldeki davanın borçlusu …olduğu anlaşılmaktadır. Bu alacaklının 3. kişi … ile ilişkisi araştırılmamış ve borçlu şirketin temyiz dilekçesinin 4. bendinde yer verdiği davalılar arasındaki alacak-borç ilişkisi nedeniyle 3. kişi …’ın borçlu şirketin, amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla hareket ettiğini bildiği veya bilebilecek durumda olup olmadığı konusunda taraf delilleri toplanmamıştır. Bu durumda yukarıda sözü edilen konularda taraf delilleri toplanmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı nedenlerle hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …ye geri verilmesine 27/11/2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.