Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5284 E. 2009/2158 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5284
KARAR NO : 2009/2158
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek, ıslah ile 16.516,00YTL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davanın davacı vekili, aracında oluşan araç hasarı, araç mahrumiyet bedeli ve tespit gideri toplamı 6.824,30 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, aleyhlerine açılan davanın reddini istemişleridir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı birleştirilen davanın davalısı ….’ın % 35, davalı birleştirilen davanın davacısı …’ın % 65 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile, asıl davada; davanın kısmen kabulü ile,10.642,45 YTL’nin davalıdan, birleştirilen davada; davanın kısmen kabulü ile, 1.916,25 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı birleştirilen davanın davalısı … vekilinin temyiz dilekçesi davalı birleştirilen davanın davacısı … vekiline 19.09.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, hüküm davalı birleştirilen davanın davacısı vekilince HUMK’nun 433.maddesinde öngörülen, 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 06.10.2008 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir. 1.3.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, süresinden
../…

sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK’nun 432/4.maddesi uyarınca davalı birleştirilen davanın davacısı … vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı birleştirilen davanın davalısı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kusur durumunun tayini için alınan ilk raporda, tanık beyanları değerlendirilmiş, davalı …’ın kırmızı ışıkta geçmesi nedeni ile tam kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Başkanlığı tarafından düzenlenen 2. raporda, kırmızı ışıkta geçen araç sürücüsünün tam kusurlu olacağı belirtilmiş, hükme esas alınan 3. raporda ise, davacı …’ın, yeşil ışık periyodunun sonuna doğru hızla kavşağa girdiği için % 35 oranında, davalı …’ın, kavşağın kendisine açılmasını ve kavşağa kendisinden önce giren diğer aracı beklemeden geçmeye çalışması nedeni ile % 65 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bu rapor, ilk raporla çelişkili olup, davacı …’ın yeşil ışıkta geçtiği belirtildiği halde, kusur izafe edilmesi yönünden de kendi içinde çelişkilidir. Bu durumda mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden; kusura ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime müsait rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı birleştirilen davanın davacısı … vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı birleştirilen davanın davalısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 07.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.