YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5337
KARAR NO : 2009/4100
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu … Otom. Tur. İnş. Taah. Tic. AŞ’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Ankara …… Mahallesi, ….. Ada, 16 parsel, 3 nolu bağımsız bölümü 29.10.2001 tarihinde davalı …’e, 4 nolu bağımsız bölümü 9.1.2003 tarihinde davalı …’a, …… 26.9.2003 tarihinde davalı … Nakliyat AŞ’ye, … Nakl. AŞ 31.3.2005 tarihinde davalı …’a, o da 11.11.2005 tarihinde davalı … Gıda Ltd. Şti.’ne, 7 nolu bağımsız bölümü 14.12.2001 tarihinde davalı …’e, 8 nolu bağımsız bölümü 13.6.2001 tarihinde davalı …..e, o da 26.10.2001’de davalı …’a, 16 nolu bağımsız bölümü 6.8.2001 tarihinde davalı …’e, 21 nolu bağımsız bölümü 22.6.2001 tarihinde davalı …’a, 22 nolu bağımsız bölümü 22.6.2001 tarihinde davalı …’a, 23 ve 24 nolu bağımsız bölümleri 8.11.2001 tarihinde davalı …’a, 25 nolu bağımsız bölümü 9.1.2003 tarihinde davalı …’a, ….’nün 26.9.2003 tarihinde davalı … Nakl. AŞ’ne, onun da 31.3.2005 tarihinde davalı …’a, 26 nolu bağımsız bölümü 9.1.2003 tarihinde … Nakliyat AŞ’ne, onun da 31.3.2005 tarihinde davalı …’a, 27 nolu bağımsız bölümü 9.1.2003 tarihinde davalı …’ye, ….’nin 26.9.2003 tarihinde … Nakl. AŞ’ne, onun da 31.3.2005 tarihinde davalı …’a, 28 nolu bağımsız bölümü 28.3.2002 tarihinde … Nakliyat AŞ’ne sattığını belirterek tasarrufların iptalini tava ve talep etmiştir.
Davalılar … Otom. Turizm İnş. Taah. Tic. AŞ. ile … Nakl. Akaryakıt Oto. Turizm İnş. Taah. Tic. AŞ. vekili HUMK’nun 9, 12 ve 21.maddeleri gereğince Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu TTK’nun 21/2.maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, 3, 7, 8, 16, 21, 23 ve 28 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın hakdüşürücü süre içinde açılmadığını, HUMK’nun 46.maddesi gereğince davaların tefriki gerektiğini dava şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar…,…,, … ve … Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili HUMK 9, 12, TTK’nun 21/2.maddeleri gereğince Ankara Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu, müvekkillerine satışı yapılan 21, 22, 23 ve 24 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın 5 yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmadığını, her davanın ayrı görülmesi gerektiğini, iyiniyetli 4.kişi olduklarını, satış bedellerini banka aracılığıyla ödediklerini ve fiilen kullandıklarını dava koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili HUMK’nun 9.maddesi gereğince Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, borcun tasarruftan sonra doğduğunu ve davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili dava konusu 16 nolu bağımsız bölümün 6.8.2001 tarihinde 22.000.00.-YTL bedelle ve iyiniyetle alındığını,24.8.2004 tarihli borcun 6.8.2001 tarihli tasarruftan sonra doğduğunu dava şartlarının doğduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, ikametgah ve taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın İİK 284.maddesi gereğince süresinde açılmadığını, dava şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … satış işleminin yapıldığı yer itibarıyla Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu taşınmazı iyiniyetli 4.kişi olarak emlakçıdan aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, tasarrufun iptali davalarında icra takibinin yapıldığı veya davalıların ikametgah yeri mahkemesinin yetkili olduğu, dava dilekçesine göre davalılardan borçlu şirket, … Nakliyat AŞ, …, …, …, …, …, … Ltd. Şti., …, …, …’un ikametgahının Ankara olduğu ve yetki itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle bu davalılar yönünden mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine, yetki itirazı dışındaki diğer ilk itirazların yetkili mahkemede karara bağlanmasına, davalılar …,…,… ve … hakkında açılan davanın HUMK’nun 45 ve 46.maddeleri gereğince tefrikine yeni esasa kayıt yapılarak yargılamanın sürdürülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında HUMK’nun 9 ve sonraki maddelerinde öngörülen yetki kuralları uygulanır. HUMK’nun 9.maddesi uyarınca her dava kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Davalılar birden fazla ise dava davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Alacaklı ile borçlu arasında yazılı şekilde yapılan yetki sözleşmesi varsa alacaklı iptal davasını sözleşmede yetkili gösterilen yer mahkemesinde de açabilir (HUMK 22.madde). Bu şekilde yapılan yetki sözleşmesi geçerli olup zorunlu dava arkadaşı durumundaki borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişileri de bağlar. Dairemizin yerleşik ihtihatlarına göre bonolardaki yetki koşulu da geçerlidir.
Somut olayda çekişme yanlar arasındaki alacağın tahsili için başlatılan takipten doğmuştur. Takibe esas alınan bonolarda olası çekişmelerde yetkili mahkemenin Denizli olduğu yazılıdır. Kaldı ki davacı alacaklı ile borçlu şirket arasındaki 24.8.2004 tarihli borç tasfiye protokolünün 9.maddesinde Denizli mahkemeleri ve icra dairelerin yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Bu yetki sözleşmesi gereğince mahkemenin yetkili olduğu dolayısıyla işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan şahıslar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan yetki itirazında bulunmayan davalılar yönünden de tefrik kararı verilmesi doğru görülmediğinden tefrik edilen dosyanın ayrı esasda yargılaması devam ediyorsa bu dosya ile birleştirilerek toplanacak delillere göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.