Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5401 E. 2009/1080 K. 03.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5401
KARAR NO : 2009/1080
KARAR TARİHİ : 03.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın aktif husumet nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ün alacaklısından mal kaçırmak amacıyla 1.1.2003 tanzim 1.6.2003 vadeli 30.000 YTL. meblağlı borç senedi ile kayınpederi davalı …’ye borçlandığını, söz konusu senedin Malatya 3.İcra Müdürlüğünün 2005/3874 esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu ve maaş haczi yapıldığını belirterek davalı …’ün maaşı üzerine 2005/3874 esas sayılı takip dosyasından konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili davacının alacağının dava dışı… …’nun kredi borcunun davacı tarafından ödemesi nedeniyle aralarında … …’un de bulunduğu dört kefil hakkında yaptığı takibe dayandığını, kefilin kefile rücusunun mümkün olmadığını, davacının dava dışı kredi borçlusu…’ın eniştesi olduğunu, müvekkili ile damadı … arasında alacak-borç ilişkisi bulunduğundan 2005/3874 esas sayılı dosya ile takip yapıldığını, …’ın rızası ile maaşından yasal kesinti dışında 20000 YTL daha fazla kesinti yapıldığını, muvazaa iddiasının ancak yazılı delille ispatlanabileceğini belirterek davacı sıfatı bulunmayan davacının davasının reddini savunmuştur.
Davalı … tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davacının İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali davası açması gerekirken muvazaalı haczin kaldırılması istemli dava açtığı, davalı … tarafından … aleyhine açılan 2005/3874 esas sayılı takip dosyasında taraf olmadığı gerekçesiyle davanın aktif

husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada ileri sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HUMK.nun 76. maddesine göre hakimin doğrudan görevidir.
Somut olayda; davalı borçlu …’ün muvazaalı borç senedi ile kayınpederi …’ye borçlandığını, hakkındaki icra takibine ve maaş haczine itiraz etmediği böylece davacının yaptığı icra takibinin karşılıksız kalmasına neden olduğu iddia edilerek mavuzaalı takip sonucu borçlunun maaşına konan haczin kaldırılmasını talep edilmiştir.
İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan iptal davalarının amacı borçlunun 3.kişilerle yaptığı bazı tasarruf işlemlerinin alacaklı yönünden alacak ve eklentileriyle sınırlı olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemektir.
Yukarıda açıklamalar doğrultusunda dava hukuksal nitelikçe İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkemece esasa girilerek bu yönde taraf delilleri toplanmalı hasıl olacak sonucuna göre karar verilmelidir. Aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA 3.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.