Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5450 E. 2009/1327 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5450
KARAR NO : 2009/1327
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla SS Mersin … hissesini 2.5.2006 tarihinde kardeşi davalı …’e devrettiğini belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, HUMK 9 ve 13. maddeleri gereğince Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, dava konusu hisse devrinin 10.9.2004 tarihinde yapılmasına rağmen kooperatif yönetim kurulu kararının 2.5.2006 tarihli olduğunu, borcun tasarruftan sonra doğduğunu, 10.9.2004 tarihinde hem borçluya hem de dava dışı … …’e ait hisselerin devredildiğini ve bedellerinin alındığını, aciz hali bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dosyanın yetkili Mersin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, 10.5.2006 tarihli borcun 10.9.2004 tarihli tasarruftan sonra doğduğunu, aynı tarihte borçlunun hissesiyle beraber dava dışı …’in hissesinin de alındığını, bedelinin ödendiğini, aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, dava konusu borcun tasarruftan sonra doğduğu, ve aksi de ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Borcun; iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olması dava ön koşuludur.
Dosya kapsamından iptali istenen tasarrufunun 10.9.2004 tarihli devir sözleşmesi, aynı tarihli kooperatif kayıt defteri ve 3.6.2005 tarihli yazı cevabıyla 10.9.2004 tarihinde ve borçtan önce yapıldığının kabulü gereklidir. Mahkemece tasarrufun Yönetim Kurulu kararının alındığı 2.5.2006 tarihinde yapıldığının kabulü doğru değil ise de hüküm, sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Kabule göre; dava, ön koşul yokluğundan reddedildiğine göre, AAÜT’nin 7. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 3. fıkrasındaki “….1.200.00 YTL nisbi vekalet ücretinin….” cümlesinin çıkarılarak yerine “….500.00 YTL maktu vekalet ücretinin ….” cümlesinin yazılarak hükmün DÜZELTİLMİŞ bu haliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15.60 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 12.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.