Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5510 E. 2009/1535 K. 19.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5510
KARAR NO : 2009/1535
KARAR TARİHİ : 19.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR :

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24.2.2009 Salı günü Davacı … vekili Av. … … ile davalı … A.Ş vekili Av. … geldiler.Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ile davalı … A.Ş vekili dinlendikten sonra işlerin yoğunluğu nedeniyle davanın karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı … şirketinin acentası durumunda olan davalı Şilem Sigortanın alt acentası … sigortaya primi peşin ödeyerek kasko poliçesi ile … ettirdiklerini, sigortalı aracın müvekkilinin evine giren hırsızlarca kontak anahtarı ele geçirilerek çalındığını,davalı sigortaya ihbarda bulunmalarına rağmen poliçenin iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle tazminat ödenmediğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 500,00.TL…. tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, tali acenta durumundaki diğer davalının sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı gibi, poliçe priminin de müvekkiline ödenmediğini,yetkisiz kişinin tahsilat yaptığını öğrenir öğrenmez, poliçeyi feshettiklerini savunarak, davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Aynı davacı tarafından, mahkemenin 2005/728 Esas sayılı dosyasından davalılar … …,…-… ve…-… aleyhlerine 60.000,00.TL.nın tahsili için aynı nedene dayalı olarak açılmış olan tazminat davası, bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Birleştirilen dosya davalısı… vekili, müvekkilinin… ile bir ilişkisinin bulunmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre,poliçe primi ödemesinin riziko tarihinden önce yapılmış olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamamış olması nedeniyle, poliçe teminatı başlamadığından, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko … poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve olayda davalı acentaların husumet ehliyetinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosya içerisinde mevcut poliçe ve eklerinde davalı … şirketinin acentası olan davalı … …-…’in ve 17.09.2003 tarihli sözleşme gereği alt acenta durumunda olan davalı …-…-… isimleri yazılı olup,taraflar arasında tanzim edilmiş olan kasko … poliçesinin davalı … tarafından icazet verilerek geçerli hale getirildiği mahkemenin de kabulündedir. Ancak, mahkemece … priminin … önce ödendiğinin davacı tarafından ispat edilememiş olması ve… isimli kişinin … acentası ile ilgisinin bulunmaması ve ödeme belgesinin geçersiz bulunması gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dosyaya ibraz edilmiş olan 16.12.2003 tarihli ödeme belgesindeki 2.194,00.TL.lık miktar ile 16.12.2003 tarihli ilk poliçedeki prim borcu miktarları uyumlu olduğu gibi,ikinci olarak peşin ödeme indirimi yapılmış olan 29.12.2003 tarihli poliçe düzenlenmiş, bilahare 05.01.2004 ve 19.01.2004 tarihli poliçe ekleri düzenlenmiştir. … önce davalı … tarafından prim borcunun ödenmediğine ilişkin olarak davacı … ettirene hitaben herhangi bir uyarı/ihtar yazısı gönderilmemiştir. Ayrıca, düzenlenmiş olan poliçeler davalı … kayıtlarından geçmiştir. Davalı … 09.03.2004 tarihli ihtar yazısında poliçenin 06.01.2004 tarihi itibariyle iptal edilmiş olduğu bildirilmesine rağmen 19.01.2004 tarihli poliçe eki düzenlenmiştir.Davalı … şirketinin acenta ve tali acentayı denetleme yetkisi de bulunmaktadır. Davacı vekilinin temyiz dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu…’in İzmir C.Başsavcılığında vermiş olduğu 02.09.2008 tarihli ifadesinde, söz konusu poliçe primi olarak 2.194,00.TL. bedeli aldığını ve kaşesini vurup alındı makbuzu düzenlediğini,tahsil ettiği parayı …’in (…) hesabına aktardığını belirtmiş olması karşısında,prim karşılığı olarak alınan meblağın davalı … hesaplarına aktarılıp aktarılmamasının davalı … ile acentası ve alt acentası arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmesi nedeniyle, davacı tarafın TTK.nun 1294 maddesi hükmüne uygun olarak … primini ödemiş olduğunun kabulü gerekmiştir.Sigortalı aracın hırsızlık sonucu çalındığı yönünden de uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kaldı ki; sözleşme ilişkisi kurulduktan sonra, davalı … şirketinin … priminin yetkisiz kişi tarafından tahsil edilmiş olduğunu,bu nedenle ödemenin geçersiz olduğunu ve sorumluluklarının başlamadığını ileri sürmesi Medeni Kanunun 2.maddesinde yazılı olan dürüstlük kuralına ve TTK.nun 20.maddesinde hükmünde yazıldığı gibi, tacirlerin tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne de aykırıdır.
O halde, mahkemece işin esasına girilerek,taraf delilleri toplanıp çalınan sigortalı araçla ilgili olarak davacının gerçek zararı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ;Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, 625.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.