Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5843 E. 2009/2581 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5843
KARAR NO : 2009/2581
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.4.2009 Salı günü davacılardan gelen olmadı. Davalı …. vekili avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerinin davalı tarafın trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda yaralandığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı … yönünden açılan davadan vazgeçtiklerini, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için maluliyetten doğan tazminat ve tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların maluliyetlerine ilişkin raporun yeteri olmadığını, müvekkili tarafından tedavi giderlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı … yönünden açılan davanın vazgeçme nedeni ile reddine, davacı … yönünden bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne 36.262,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
../…
HUMK.’nun 389 ncu maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur.
Somut olayda, yargılama sonunda tefhim edilen kısa kararda, ıslah dilekçesine göre talep edien tazminat yönünden davanın kabulüne karar vermekle yetinilmiş, hükmedilen tazminat miktarı belirtilmemiş, kararın hüküm bölümünde, davacı … yönünden açılan davanın vazgeçme nedeni ile reddine, davacı … yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmek suretiyle, farklı ve infazda çelişki yaratacak biçimde hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı çerçevesinde, bu kısa kararla bağlı kalınmadan, mahkemece, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, davacı …’nın kaza sonucu yaralanması nedeni ile daimi maluliyete uğradığı ileri sürülmüş, mahkemece Şanlıurfa Devlet Hastanesi tarafından alınan 29.01.2008 tarihli sağlık kurulu raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir.Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınarak düzenlenmesi gerekir. O halde, mahkemece, Adli Tıp Kurumundan, davacının maluliyet durumuna ilişkin yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
3-Yine kabule göre, HUMK’nun 83’üncü maddesi uyarınca taraflardan birisi usule ilişkin olarak yaptığı muameleyi ıslah edebilir.Davacı vekili 05.06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde taleplerini ıslah etmiştir. Ne var ki, ıslah dilekçesinde bilirkişi raporuna atıf yapılarak talep edebilecekleri toplam tazminata göre, ödenmesi gereken harç miktarı belirtilmiş olup, açıkça talep edilen tazminat miktarı gösterilmemiştir. Mahkemece öncelikle davacı tarafa ıslah dilekçesi açıklatılarak, davacı … için talep edilen tedavi gideri ve maluliyet tazminat miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hükümde, kabul ve reddedilen tazminat miktarının tereddüde yer bırakmayacak şekilde gösterilmesi, ayrıca yargılama giderleri için de kabul

ve red oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1, 2, ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı …’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.