YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5873
KARAR NO : 2009/2109
KARAR TARİHİ : 06.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen 7.711.92YTL’nin ödeme tarihinden ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar … ve … Petrol Ltd. Şti. Vekili, kusur oranına ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, davalı taraf sürücüsünün olayda %75 oranında kusurlu olduğu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile 5,500YTL’nin davalı … yönünden poliçe limiti ile dava tarihinden faizle sınırlı olmak üzere; diğer davalılar yönünden ise, 20.06.2007 ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar … ve … Petrol Ltd. Şti. vekili ile davalı … (…) Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen
../…
tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazalarında sürücü kusurunun olayın oluşuna uygun olarak belirlenmesi gerekir. Oysa, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporu, dosyadaki delillere, olayın oluş şekline ve olay yeri inceleme tutanağına uygun düşmemektedir. Şöyleki; kazadan 30 dakika sonra karakolda yapılan tesbitte, davacı aracının sağ ön, davalı aracının sol arka tarafında hasar olduğu belirlenmiş, davacı tarafın sürücüsü … ile kaza anında davacı otosunda bulunan tanık …, kendilerinin sol şeritte ilerlerken, orta şeritte önlerinde seyreden davalının sinyal vermeden aniden sol şeride geçtiğini, fren yapmalarına rağmen çarptıklarını beyan etmişlerdir. Bu hususlar bilirkişi raporunda da değerlendirilmiş, her iki aracın farklı şeritte oldukları kabul edilerek taraflara %50’şer kusur verildikten sonra davalının alkollü olmasının kusur oranını etkileyip etkilemiyeceğini tartışılmadan, sırf alkollü olması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 173. maddesi gerekçe gösterilerek davalının kusur oranı arttırılmıştır. Hal böyle olunca; olayın oluş şekli, çarpma noktaları, tanık beyanları dikkate alınarak davalının alkollü olmasının kusur oranını etkileyip etkilemiyeceği de tartışılarak, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli, denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … Petrol Ltd. Şti. vekili ile davalı … Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harCın istek halinde temyiz eden … ve … Petrol Ltd. Şti. ve … Sigorta A.Ş’ne geri verilmesine 06.04.2009 tarihinde oybirliğince karar verildi.