Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5995 E. 2009/190 K. 26.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5995
KARAR NO : 2009/190
KARAR TARİHİ : 26.01.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç ile davalının malik ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, olayda davalının tam kusurlu olduğunu belirterek, sigortalısına ödediği 9.600.00 YTL tazminattan, davalının trafik sigorta şirketinden tahsil edilen 5.000.00 YTL’nin mahsubu ile bakiye 4.600.00 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen trafik kazasında davalı … tam kusurlu olduğundan davanın kabulü ile, 4.600.00 YTL’nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında ve mahkemece alınan 06.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda, davalı … tam
kusurlu olarak belirlenmiş ve buna göre karar verilmiştir. Aynı olaya ilişkin Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/192 Esas ve 2007/156 Karar sayılı dosyasında bulunan 29.08.2005 tarihli bilirkişi raporu ile 20.04.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davalı sürücünün asli kusurlu, davacıya sigortalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kazaya ilişkin Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/445 Esas ve 2008/250 Karar sayılı dosyasında alınan 26.12.2006 tArihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davalı … …’e %62,5 oranında, sigortalı araç sürücüsüne %37,5 oranında kusur verilmiş; 30.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı … … %75 oranında, sigortalı araç sürücüsü %25 oranında kusurlu bulunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünden gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıdan geri verilmesine 26.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.