Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/6073 E. 2009/2849 K. 05.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6073
KARAR NO : 2009/2849
KARAR TARİHİ : 05.05.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin, davalıların işleteni – sürücüsü, trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, 500,00 YTL maddi tazminat ve 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.578,95 YTL olarak artırmıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza sonucunda davacının 45 gün çalışamayacak düzeyde yaralandığı, bilirkişi raporuna göre maddi zararının 4.578,95 YTL olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 500,00 YTL maddi tazminatın, 500,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının tam kusuru ile neden olduğu kaza sonucunda yaralanmıştır. Mahkemece, davacının kaza sonucunda yaralanması nedeni ile maddi zarara uğradığı kabul edilmiş, tedavi gideri ve çalışamadığı günler nedeni ile uğradığı zararın belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunda davacının toplam 4.578,95 YTL maddi zararı olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu, davacının yaralanması nedeni ile ilgili sunulan delillere uygun olarak hazırlanmış olup, hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece de, hükmün gerekçesinde davacının zararının raporda tespit edildiği tutar kadar olduğunun kabul edildiği belirtildiği halde, davacının ıslah ile artırılan maddi tazminat isteminin kabulü gerekirken, ıslah dilekçesi gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri gözönüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı, zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. Somut olayda davacının, davalının tam kusurlu eylemi ile yaralandığı ve davacının bu yaralanma nedeni ile ameliyat olarak uzun süre hastanede kaldığı anlaşıldığına göre, hükmedilen manevi tazminat yetersiz olup, adalete uygun olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.