YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6157
KARAR NO : 2009/2133
KARAR TARİHİ : 06.04.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 3.062.00 YTL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, kazaya karışan ve adına kayıtlı aracı, kazadan önce diğer davalıya haricen sattığını, ancak devrini almadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kullandığı aracın freninin patlaması sonucu davacıya kasko sigortalı araca çarptığını, tazminat miktarının fazla olduğunu ve kabul etmediğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı …’ün, trafikte adına kayıtlı aracı kazadan önce diğer davalıya haricen satarak zilyetliğini devrettiği ve işleten sıfatı bulunmadığından, hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine; bakım kusuru niteliğindeki teknik arızadan kaynaklanan kaza nedeniyle, davalı … sürücü olarak sorumlu değil ise de, işleten olarak sorumlu olduğundan, hakkındaki davanın kabulüne, 3.062.00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.’nun 20/d bendinde, motorlu araçların satış ve devirlerinin Noterliklerde yapılacağı öngö-
../..
rülmüştür. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi, araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satış ile işleten sıfatının devredildiğinin kabulü mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı …’ün malik ve işleten sıfatı bulunduğundan, bu davalı yönünden de işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre, davalı sürücü idaresindeki otomobilin fren hidroliğinin boşalması ile freninin tutmaması neticesinde, önünde aynı istikamette seyreden sigortalı araca arkadan çarpmasıyla kazanın meydana geldiği, fren hidroliğinin boşalması teknik arıza mahiyetinde olup, mevcut şartlarda olayın oluşu üzerine tamamen etkili olduğu, sürücülerin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, 2918 sayılı KTK.’nun 3. ve 86. maddesi uyarınca, teknik arızadan kaynaklanan zarardan işleten sorumlu olduğundan, davalı sürücü … hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, yazı gerekçe ile sorumluluğuna hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün bu davalı yaranına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.