YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/779
KARAR NO : 2008/3033
KARAR TARİHİ : 05.06.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın yolda açık durumda bulunan davalıya ait rögar kapağına çarparak hasarlandığını ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, kusura isabet eden 4.725,00 YTL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, olaydan Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 3.937,50 YTL tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli kararda faizin başlangıç tarihinin kısa karara uygun olarak 7.9.2006 yerine, 7.9.2007 olarak yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalının % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, sonuç kısmında hesaplama yapılırken de bu kusur oranına isabet eden 4.725,00
YTL tazminat hesap edilmiştir. Buna göre, raporun netice kısmında davalının % 62.5 oranında kusurlu olduğunun belirtilmiş olmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Herne kadar davacı vekilinin 27.12.2007 tarihli oturumda “kusur oranının % 62.5 olması gerekirken % 75 yönünden tazminat belirlenmiştir” şeklinde beyanda bulunduğu yazılmış ise de, bu beyanın üst kısmında aleyhte olan hususları kabul etmediğini belirttiği gibi, bilirkişinin maddi hata yaptığını da belirtmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin beyanının tutanağa yanlış yazıldığı ve bu beyanın hayatın olağan akışına da aykırı olduğu gözetildiğinde, davalının % 75 kusur oranına isabet eden 4.725,00 YTL tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 201,95 YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 5.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.