Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/835 E. 2008/2642 K. 20.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/835
KARAR NO : 2008/2642
KARAR TARİHİ : 20.05.2008

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyeti toplamı 28.543YTL zararları olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bu bedelin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kusuru, hasarı kabul etmediğini, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Zor, kazaya karışan aracı olaydan önce noter satış senedi ile diğer davalıya sattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı … Zor hakkında açılan davanın reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 6.375YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davalı …
…. tarafından kazaya karışan aracın olay tarihinden önce noter senedi ile diğer davalıya satışının yapılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yabancı plakalı aracını kazadan sonra tamir ettirmeden hasarlı olarak gümrük dairesine terk ettiğine göre araç zararı, aracın Almanya’da olay günündeki kullanılmış değerine göre belirlenmelidir. Eğer bu değer onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde Almanya’daki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece İTÜ yada Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kuruluna delil tesbit dosyası, hasarı gösteren fotoğraflar ve diğer tüm deliller incelettirilerek rapor alınmalı, onarımın mümkün olup olmadığı onarım mümkün ise ekonomik olup olmadığı belirlenmelidir. Buna göre aracın Türkiye’deki onarım giderleri ile aracın olay gününde çarpışmadan önceki kullanılmış haliyle kayıtlı olduğu ülkedeki piyasa sürüm değerinin karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara, aracın onarımının mümkün ve ekonomik olmaması halinde gümrüğe terk edildiği gözetilerek ülkesindeki piyasa rayiç değerine hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
3- Dava dilekçesinde davacı 2.500YTL araç kiralama bedeli istemiştir. Buna ilişkin dosyada belge bulunmamakla birlikte BK. 42. maddesi gereğince bu talebi değerlendirilerek hak ve nesafet ilkesi gereğince makul bir ulaşım giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.