Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10033 E. 2010/5372 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10033
KARAR NO : 2010/5372
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı Akbank AŞ. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … plakalı aracın müvekkili tarafından 20.5.2008 tarihli noter satış senediyle borçludan satın alındığını, davalı alacaklı Akbank T.AŞ’nin borçlu aleyhine yaptığı Ezine İcra Müdürlüğünün 2008/810 Talimat ve 2009/15 Talimat sayılı takiplerde, diğer alacaklı Finansbank AŞ’nin ise borçlu aleyhine yaptığı Ezine İcra Müdürlüğünün 2008/467 Talimat, 2008/816 Talimat, 2008/984 Talimat, 2009/114 Talimat ve 2009/215 Talimat sayılı takiplerde aracın trafik kaydına haciz konulduğunu, hacizlerin noter satışından sonra yapıldığını ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda aracın 20.5.2008 tarihinde noter satış sözleşmesiyle davacıya satıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı Akbank T.A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi vekili, dava konusu araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Her nekadar dava şikayet olarak açılmış ise de dava dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
HUMK’nun 76. maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3.kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK.nun 97/11. maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden 1/4 oranında peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı Akbank T.AŞ. vekilinin temyiz itirazalarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklı Akbank AŞ’ye geri verilmesine 10.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.