Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10151 E. 2010/2023 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10151
KARAR NO : 2010/2023
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar … ve süresi dışında … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, …, 285 Ada, 10 parselde, zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümü, 13.12.2002 tarihinde davalı …’a, onun da 13.5.2003 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığı gibi, aciz belgesi de sunulmadığını, tasarrufun borçtan önce ve gerçek bedelle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … alım-satımların iyiniyetle ve piyasa değerinden yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli 4.kişi olarak taşınmazı emlakçı aracılığıyla aldığını ve fiilen oturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı …’in kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından hakkındaki davanın reddine, borçlunun davalı …’a yaptığı satış yönünden taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek değeri arasında misli fark bulunduğu ve davalı …’in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden
olduğu gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kabulüne dava konusu taşınmaz davalı … tarafından 13.5.2003 tarihinde …’e satılmış olmakla dava tazminata dönüşmüş olduğundan davacıya Bursa 10.İcra Müdürlüğü’nün 2003/3061 Esas takip dosyasındaki alacağın tamamı ve fer’ileri bakımından 13.5.2003 tarihindeki taşınmazın değeri olan 35.000,00 TL’ye ulaşıncaya kadar davalı … hakkında İİK 283/2.maddesi uyarınca takip hakkı tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Yerel mahkeme kararı davalı …’a 12.8.2009 tarihinde tebliğ edilmesine karşın HUMK’nun 426/e maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük süre geçirildikten sonra 11.9.2009 tarihinde temyiz dilekçesinin verildiği anlaşıldığından davalı …’ın temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafından davalı 4.kişi …’in kötüniyetli olduğunun ispatlanamamasına, taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek bedeli arasında misli fark bulunması halinde tasarrufun İİK 278/2.madde gereğince bağışlama hükmünde olup iptale tabi olmasına, ayrıca davalı 3.kişinin borçlunun durumunu ve mal kaçırma amacını bilebilecek kişilerden olması halinde de İİK 280/1.maddeye göre iptale tabi olmasına, davalı … yönünden İİK 278/2 ve 280/1.maddedeki iptal koşullarının oluşması nedeniyle İİK 283/2.madde gereğince tazminatla sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalı …’ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı …’ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri
Verilmesine, aşağıda yazılı 2.079,00 TL onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 67.20 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 9.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.