Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10170 E. 2010/3705 K. 22.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10170
KARAR NO : 2010/3705
KARAR TARİHİ : 22.04.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalılar aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğinden takibin durduğunu ileri sürerek, 4.006,00 TL.asıl alacak üzerinden davalılar aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı …, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı şirket ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile davalıların … İcra Müdürlüğünün 2008/5142 Esas sayılı icra takip dosyasında borca yaptıkları itirazların iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen ve hükme esas alınan 12.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda ve 15.2.2009 tarihli Ek raporda sigortalı araçtaki gerçek hasar miktarı 3.531,87 TL.olarak belirlenmiş olup, bu miktar mahkemenin de kabulündedir. O halde; mahkemece, 3.531,87 TL. asıl alacak yönünden itirazın iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak yasal faize karar verilmesi gerekirken, davalı … aleyhine yazılı şekilde fazla tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 22.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.