YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1023
KARAR NO : 2009/4261
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı olan araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen miktardan 5.000-YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. Vekili, davanın zamanaşımana uğradığını, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili de, davanın zamanaşımına uğradığını, olayda kusurlarının bulunmadığını, zararın 3.444-YTL’sinin davacıya ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığı, davalı sürücününü olayda tam kusurlu olduğu benimsenerek, davanın kısmen kabulü ile 4.654.20-YTL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davalı … Sigorta A.Ş.’Nin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı haksız eylem (trafik kazası) nedeni ile sigortalısının uğradığı zararı tazmin ettikten sonra, bu zararın rücuen tahsilini talep etmektedir.2918 sayılı KTK’nun 109/1. Maddesinde trafik kazasından doğan davalar için 2 yıllık zamanaşımı süresi kabul edilmiştir. Somut olayda, dava tarihine göre 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Dava dilekçesi davalı … Sigorta A.Ş. Vekiline 19.11.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı, 24.01.2008 tarihli ilk oturumdan önce, 05.12.2008 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde basit yargılama usulü uygulandığı için davalı ilk oturuma kadar zamanaşımı def’inde bulunabilir. Kaldı ki davalının zamanaşımı def’ine davacının bir itirazıda olmamıştır. Bu hale göre, davalı … Sigorta A.Ş.’nin zamanaşımı def’i süresinde olup dava tarihi ile olay tarihi arasında 2 yıldan fazla bir süre geçmiş bulunmakla, bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı vekilinin zamanaşımı def’ini içeren 03.03.2008 tarihli cevap dilekçesinin davacı vekiline tebliği sağlanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş. Vekilinin temyiz itirazlarının, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalılar … Sigorta A.Ş. ve …’ye geri verilmesine, 15.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.