YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10235
KARAR NO : 2010/2409
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.3.2010 Salı günü davacı … vekili Av. … ile davalı … Ith. Ihr. Ve Paz.A.Ş vekili Av. Adnan Yenice geldiler. Davalı … Tekstil San ve Tic. Ltd.Şti tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı … İth.İhr.ve Paz. A.Ş vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı … İth. İhr. Ve Pazarlama …ne sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcileri, davacıdan borç para aldıklarını, şirketin ekonomik sıkıntıya girmesi nedeniyle ve alacaklıların haciz işlemlerinden kurtarmak amacı ile taşınmazı diğer davalı şirkete devrettiklerini, taşınmazla ilgili olarak kendilerine ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı … İth. İhr. Ve Pazarlama A.Ş. vekili ise davacının alacağının muvazaalı olduğunu, borçlu şirket temsilcisi ile davacı alacaklının kardeş olduklarını, taşınmazın gerçek bedelinin ödenerek satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının alacağının gerçek olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafın alacağının gerçek bir alacak olmadığı, muvazaalı olduğu ve iptal davasının da kötü niyetle açılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.Tasarrufun iptali davalarında dava şartlarından birisi tasarrufta bulunan kişinin borçlu olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle davalı 3. kişi davacının alacağının gerçekte olmadığını iddia edip kanıtlayabilir.Somut olayda alacaklı davacı … kendisinin davalılardan … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ortaklarından …’nın akrabası olduğunu, …’nin ekonomik sıkıntı nedeniyle kendilerinden yardım talep ettiğini, kendisinin de Almanya’da kazandıklarını biriktirdiği Merkez Bankasındaki hesabından değişik tarihlerde çektiği ve büyük çoğunluğunu … Bank’tan aldığı krediyi davalı şirket ve ortağı …’ye banka havalesi yolu ile gönderdiğini, alacaklarının gerçek olduğunun kredi alınan bankalarla yapılan kredi sözleşmeleri ve banka dekontlarından belli olduğunu bildirmiş ve buna ilişkin olarak yabancı bankalardan alınan bir kısım belgeler ibraz edilmiştir. İleri sürülüş ve savunmaya göre ibraz edilen kayıt ve belgeler ile ilgili yeterli araştırma, inceleme yapmadan dava sonuçlandırılmıştır. Bu durumda davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği ve yabancı bankalardan alınan belgeler tercüme ettirilerek bunların içeriğinin belirlenmesi, borç olarak verilen paranın banka yolu ile havale edildiğinin bildirilmesi nedeniyle buna ilişkin banka kayıtlarının getirtilmesi ve gerektiğinde banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, borç olarak verilen paranın yurt dışından gelmesi nedeniyle resmi beyanda bulunulup bulunulmadığının araştırılması,borçlu … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak borç olarak verildiği bildirilen paranın şirket defterlerine kayıt edilip edilmediğinin saptanması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 750.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.