YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10249
KARAR NO : 2009/9262
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesi ile, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2008/13979 Esas ve sayılı dosyasından davacı şirkete ait ekskavatörün 10.01.2008 tarihinde haczedildiğini, borçlu şirketin işyerinde yapılan 29.12.2008 tarihli haciz sırasında davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek, İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Davalı 3.kişi, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu haczin İİK’nun 96 ve 97.maddelerine göre yapıldığını, davacı vekilinin haczin İİK’nun 99.maddesine göre yapılması yönünde bir şikayeti olmadığını beyan ettiğinden davacı alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar 29.12.2008 tarihinde davalı 3.kişinin huzurunda haczedilmiş, haciz sırasında haczedilen mallar hakkında istihkak iddiasında bulunulmuş ve davalı alacaklı istihkak iddiasına itiraz etmiştir. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir.
İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK. nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açılabilir. Prosedür işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir.(İİK.97/6) Ancak bu süre içerisinde davanın alacaklı tarafından açılmasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığından, alacaklı tarafından da bu dava açılabilir.
Kaldı ki, somut olayda, 3.kişi icra müdürünün İİK’nun 96 ve 97.maddesi uygulamasını şikayet etmiş ve Ankara 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 31.12.2008 tarih 2008/1179 Esas ve 2008/1333 Karar sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne ve alacaklıya İİK’nun 99.maddesine göre dava açmak üzere süre verilmesini karar verilmiş ve anılan karar davacı alacaklıya 16.01.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının tebliğden önce dava açması mümkündür.
Davacı alacaklı yasada öngörülen süre içerisinde bu davayı açmış olduğundan davanın esasına girilerek, somut olayın özelliğine göre ispat külfetinin kime ait olduğu mahkemece değerlendirilerek ve taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davalı alacaklının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi hatalı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır .
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.