YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10459
KARAR NO : 2010/4956
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araç seyir halindeyken, davalının mülkiyet ve idaresindeki koyunlara çarpması sonucu meydana gelen kazada hasarlandığını, olayda davalının tam kusurlu olduğunu, hasar bedelinin faiziyle birlikte tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin, davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, 11.501.28 TL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının 10.500.00 TL üzerinden iptaliyle takibin devamına, 10.500.00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanın maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, itirazın iptaliyle birlikte alacağın tahsili isteminde bulunmuş, mahkemece de, itirazın iptaline ve alacağın tahsiline karar verilmiştir. Oysa, İİK.’nun 67. maddesinde belirtilen itirazın iptali talebi ve alacağın tahsili talebi sonuçları itibariyle birbirinden farklıdır. Bu
2009/10459
2010/4956
durumda mahkemece, davacı vekiline talebini, itirazın iptaline mi, yoksa alacağın tahsiline mi hasrettiği sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekili, 11.500.28 TL’lık hasar bedeli için talepte bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen 11.500.00 TL hasar bedeli üzerinden, davalının 6/8 kusur oranına isabet eden 8.625.00 TL’na hükmetmek gerekirken, talep edilmeyen 2.500.00 TL değer kaybı da tazminata dahil edilip, toplam 14.000.00 TL üzerinden hesaplama yapılarak, istekten fazlaya karar verilmesi de HUMK.’nun 74. maddesine aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.