Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10554 E. 2010/2784 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10554
KARAR NO : 2010/2784
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının kasko ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada müvekkilinin desteğinin öldüğünü, bu nedenle zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının % 100 kusurlu olduğunu, zararın ispatlanması gerektiğini ve temerrüdün oluşmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının desteği olan eşinin kazada tam kusurlu olduğu ve tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı sigortanın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu kabul edilerek, davacının desteği olan sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde davalı sigortadan genel anlamda uğranılan zarar nedeniyle destek tazminatı istenilmiş olup, bu istemin münhasıran zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminat istemi olarak kabulü doğru değildir. Esasen davacı vekilin dava dilekçesinde, davalının kasko sigortası olduğu iddiasına dayalı olarak talepte bulunulmuştur. Ayrıca davacı vekilinin replik dilekçesinde, davalı sigortanın aynı zamanda aracın kasko sigortası poliçesi kapsamında ferdi kaza koltuk sigortacısı da olduğu ileri sürülmüş ve buna karşı davalı tarafça bir itirazda bulunulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının isteminin kasko sigortası poliçesindeki ferdi kaza koltuk sigortası teminatını da kapsadığı kabul edilerek, bu isteminin de değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.