YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10575
KARAR NO : 2010/5707
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, … 4.İcra Müdürlüğünün 2008/8587 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirket aleyhine yapılan takip nedeniyle, müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini, mahcuzların tümünün müvekkiline ait olup, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, mahcuzların bulunduğu yerin haciz tarihinden önce müvekkili tarafından terk edildiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; 01.12.2008 tarihli haciz tutanağında, mahcuzların kendisine yeddiemin olarak teslim edildiği davacı (3.kişi) …’ın “burası Özkaynak Test Yayın Basım Dağıtım Öz.Eğt.San.Tic.Ltd.Şti.dir” şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda lehine istihkak iddia edilen (dava dışı) şirket olup, davacı 3.kişinin istihkak iddiasının bulunmadığı, haczin İİK.96 ve 97.maddelerine göre yapılmış olması sebebiyle, lehine istihkak iddia edilen şirket hakkındaki usuli eksikliğin giderilmesi gerektiği, bu aşamada davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının haciz sırasında kendi adına istihkak iddiasında bulunmayıp, dava dışı şirket adına istihkak iddiasında bulunmasına rağmen, kendi adına istihkak davası açmış olmasına yasal bir engelin bulunmamasına, ancak; davacının 01.12.2008 tarihli haciz sırasında hazır bulunması nedeniyle, haczi bu tarihte öğrenmesine rağmen, şahsı adına yasal süreyi geçirdikten sonra, 25.3.2009 günü dava açmış olması nedeniyle, mahkemece davanın süre aşımından reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen, verilen kararın sonucu itibariyle doğru bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı üçüncü kişiden alınmasına 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.