Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10639 E. 2010/2788 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10639
KARAR NO : 2010/2788
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :Şişli Asliye 1 Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, çalıntı ve gasp edilmiş araçlarda meydana gelen kazalarda görülen bedensel zararlardan davalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin bu suretle zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 TL’nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın sahte plakalı araçta meydana geldiğini, ilgili gerçek aracın trafik sigortasının bulunduğunu, sahte plaka nedeniyle başlatılan soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davaya konu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından poliçe limiti 57.500,00 TL’nin ödendiği, bu nedenle davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 108. maddesine göre 26.07.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren … Yönetmeliğinin 9/d ve olay tarihinde geçerli olan aynı nitelikteki önceki yönetmeliğin 8/d maddesine göre, “Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için” güvence hesabına (garanti hesabına) başvurulabileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, dava dilekçesinde bu hükme dayalı olarak, kazanın meydana geldiği aracın, çalınmış veya gasp edilmiş bir araç olduğu ileri sürülmüş olup, mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin, dava dışı zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından poliçe limitinin davacıya ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça kendilerine bir ödeme yapılmadığı, dava dışı sigorta tarafından ödeme yapılması için imzalanmak üzere bir ibraname gönderildiği, sonrasında bir ödeme yapılmadığı ileri sürülmüş olup, gerek dava dışı sigortaya ait dosyaya sunulan yazılar ve gerekse C. Savcılığı’na yapılan suç duyurusu dilekçesi, bu hususta davacı tarafa bir ödeme yapılmadığı iddiasını güçlendirmektedir.
Bu durumda, mahkemece dava dışı zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu açıklığa kavuşturularak, bunun sonucuna göre davaya konu aracın çalınmış veya gasp edilmiş bir araç olup olmadığının araştırılması ve bunundan sonra da bu hususun davacı tarafından bilinip bilinmediği değerlendirilerek, yukarıda açıklanan yönetmelik hükmüne göre istem hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve somut olaya uymayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.