Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10681 E. 2010/4958 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10681
KARAR NO : 2010/4958
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, 6.000.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, davaya bir diyeceğinin olmadığını, davacının zararının davalı … şirketince karşılanması gerektiğini bildirmiştir.
Davalı … vekili, illiyet bağı ile kusur ve zararın ispatlanması halinde poliçe limitinden sorumlu olduklarını, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayın belirtilen şekil ve zamanda meydana gelmediği, kazaya, davalı tarafa ait aracın sebebiyet vermediği ve hasardan davalıların sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2009/10681
2010/4958
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, zarar ile kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan araç arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı belirtilmiş ise de; sürücülerin imzalarını taşıyan ve aksi kanıtlanmayan 10.08.2008 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, fotoğraflar ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait araç seyir halindeyken, davalı taraf aracının arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacı aracının ön ve arka tarafında hasar oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı … şirketinin, sürücülerin birbirlerini tanıdıkları ve davalı aracını kazaya karışmış gibi göstererek sigorta şirketinden haksız kazanç elde etmek maksadı ile kendi aralarında tutanak tanzim ettikleri, kazanın belirtilen yerde, ancak belirtilen saatte meydana gelmediği, aslında kazanın tek taraflı olduğu, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiği yolundaki savunması somut delillerle ispatlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece, mevcut delil durumuna göre, davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarına hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.