Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10730 E. 2010/3913 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10730
KARAR NO : 2010/3913
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.800,00 TL.sı tazminatın 26.11.2008 ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazadan sonra sürücünün olay yerini terk ettiğini gerekli belgelerin sigorta şirketine ibraz edilmediğini, sürücünün alkol raporunun kazan 3,5 saat sonra alındığını hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; 4.800 TL tazminatın 4.12.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı tarafından hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığının somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin itirazları yönünden; Davacı vekili dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata avans faizi uygulanmasını talep etmiş, mahkemece kısa kararda alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmesine karşın gerekçeli kararda yasal faiz uygulanması yönünde hüküm verilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki Türk Ticaret Kanununda düzenlenen kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler mutlak ticari işlerden olduğuna göre davacının talebi gibi avans faizine hükmedilmesi gerekir. Ancak, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “yasal faizi ile birlikte” ibaresinin çıkarılarak yerine “avans faizi ile birlikte” ibaresinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 25,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.