YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10772
KARAR NO : 2010/3451
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının kasko sigortacısı olduğu araçta yolcu olan müvekkilinin meydana gelen tek taraflı kazada sürekli işgücü kaybına uğrayacak düzeyde yaralandığını ileri sürerek, 35.998,84 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacının araç sürücüsü olduğunu ve alkollü olduğunu, zararın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araç sürücüsünün dava dışı … olduğu, zararın teminat kapsamında olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne 35.998,84 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacıya ait araç davalı nezdinde sigortalıdır. Uyuşmazlık araç sürücüsünün kim olduğu ve alkolün kazaya etken olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kaza sonrasında düzenlenen tutanakta davacı …’ın aracın sürücüsü olduğu ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. Tutanak tanıkları, davacı tanıklarının aracı kullanan kişinin dava dışı … olduğunu beyan etmeleri üzerine tanık olarak dinlenmiş, kaza sonrasında aracın yanında bir kişi olduğunu ve o kişinin aracı kendisinin kullandığını söylediğini, tutanağı buna göre düzenlediklerini beyan etmişlerdir. Dosya kapsamında yer alan davacı anlatımı ve dava dışı …’ın kaza sırasında yan devrilen araçta hiç yara almadan çıkması ve korktuğu gerekçesi ile olay yerinden ayrıldığına ilişkin ifadeleri inandırıcı bulunmamıştır. Tanık anlatımlarından, araç sürücüsünün davacı … olduğu, ancak alkollü olması nedeniyle doğru beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, İTÜ yada Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan iki ve trafik uzmanı ile bir nöroloji uzmanının yer aldığı bilirkişi heyetinden, kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak zararın teminat kapsamında olup olmadığına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.