Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/1431 E. 2009/3668 K. 28.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1431
KARAR NO : 2009/3668
KARAR TARİHİ : 28.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı, davalı …, davalı … vekilleri ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, davalı oto hedef otomotiv çalışanı … tarafından bu davalının oto bakım servisine götürürken tam kusurlu kullanımı ile meydana gelen kazada hasarlanarak pert total olduğunu, diğer davalının oto bakım servisi sigortacısı olduğunu, aracın kaza tarihindeki piyasa bedelinin 28.500,00TL, sovtajının 13.100,00TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile 15.400,00TL’nin, ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
Hedef Otomotiv vekili cevap dilekçesinde, …’ın Araç sahibinin nam ve hesabına hareket etiğini, hasardan sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı … duruşmadaki beyanında, hasarın sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …vekili cevap dilekçesinde, poliçenin işyeri içinde meydana gelen kazalardan kaynaklanan hasarları kapsadığını, kazanın işyerinin dışında meydana geldiğini, poliçe limitiyle sorumlu olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 12.900,00TL’nin ödeme tarihinden (davalı şirket yönünden poliçe limitiyle sınırlı, dava tarihinden faiz yürütülmek üzere) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilleri ve davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın sigortalı tarafından, aracın servise götürülmesi için Davalı …’e teslim edildiğini, …’in Aracı Servise götürürken meydana gelen kaza ile aracın pert total olduğunu ileri sürmüş olup, bu husus çekişmesizdir. Açıklanan bu oluşa göre, sigortalanan araç, sigorta ettiren tarafından davalı …’ne teslim edilmek üzere gönderilmiştir. Davalı şirket ile davacının sigortalısı (halefiyet nedeniyle davacı şirket) arasında Borçlar Kanunu 464 ve izleyen maddeler uyarınca, vedia sözleşmesi bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2008 tarih ve 2008/17-299 Esas ve 2008/302 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, somut olayda vedia sözleşmesinin sigortalının … ve muvafakatiyle yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Söz konusu Türk Ticaret Kanunu’nun “Sigorta Ettirenle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru” başlıklı 1278 maddesi, “Mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından … hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiçbir halde sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından veya aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından … hasarları tazmine mecbur olmaz.” hükmünü taşımaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirildiğinde; bu hüküm, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla; sigorta ettirenin veya sigortadan faydalananın veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından … hasarların, sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte; ancak, tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı sigortacı şirket arasındaki sözleşmede, tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.
Öte yandan, “Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları”nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5-6. maddesinde, sadece, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından
taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş; teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır.
Yukarıda açıklanan oluşa göre; dava dışı sigorta ettiren tarafından geçici bir süre tamiri için davalı …’e teslim edilen aracın kaza ile sonuçlanan süreçte, dava dışı sigortalının Türk Ticaret Kanunu’nun 1278 maddesi anlamında kasdi davranışlarından söz edilmesine hukuken olanak yoktur, esasen böyle bir iddia, davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Ayrıca, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5-6. maddesinde belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerin de somut olayda söz konusu olmadığı açıktır. O halde, davacı sigortacının, sigortalanan araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatını davalılara rücu etmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin ve davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15.60 TL temyiz harcının davacıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 28.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.