YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/154
KARAR NO : 2009/2806
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ve vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, ancak şirketin sahip olduğu malları davalı şirket yetkilisi … vasıtasıyla diğer davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve davalılar … ile …’in de borçtan sorumlu olduklarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket dışındaki davalılar davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre dükkanın devrinin alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacılar, davalı şirketteki hizmetlerinden dolayı açtıkları işçilik alacaklarına dair dava sonunda kazandıkları tazminatlara ilişkin takip yapmış ve dava her iki davacı için de aynı sebepten dolayı doğmuş olmasına göre (HUMK m.43/2) birlikte dava açmalarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Diğer yandan İİK.nun 282. Maddesi hükmüne göre tasarrufun iptali davası borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan üçüncü kişiler ile kötüniyetli 3. Kişiler aleyhine açılır. Davaya dayanak teşkil eden icra takiplerinde davalı … borçlu değildir. İcra takibi şirket yönünden yapılmış ve haciz sırasında … borca kefil olmuştur. Yalnız borca kefil olmasından dolayı davalı gösterilmesi doğru değildir.
2-Kabule göre de; tasarrufu yapan davalı şirket olmasına ve davalı …’ün de şirket adına işlem yapmasına rağmen davanın kabulüne karar verilirken hüküm fıkrasında “davalı …’in tasarrufunun iptaline” şeklinde hüküm tesisi ile davacılara, tasarrufa konu ve faturadaki mallarla sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınması gerekirken kırtasiye dükkanındaki tüm mallarla ilgili haciz ve satış isteme yetkisi tanınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan yönlerden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar … ve …’in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’e geri verilmesine 04/05/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.