Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/1574 E. 2009/4368 K. 18.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1574
KARAR NO : 2009/4368
KARAR TARİHİ : 18.06.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı (üçüncü kişi), İzmir 19.İcra Müdürlüğü’nün 2007/2765 Esas sayılı dosyasında yapılan 19.10.2007 günlü hacze konu mahcuzları borçlu şirkete ait taşınmaz ile birlikte fatura karşılığında satın aldıklarını,ödemenin banka havalesi ile yapıldığını, borçlunun bu parayı kredi borçlarını ödemek için kullandığını, davalı şirketle aralarında hiçbir fiili ve hukuki bağ bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile %15 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), ticari sicil kayıtları, iş yeri ve işçi sigorta kayıtlarına göre iki şirket arasında fiili ve hukuki bağ bulunduğunu, demirbaş devrinin takip kesinleştikten sonra alacaklıdan mal kaçırmak için yapıldığını, sunulan faturaların da tamamının açık fatura olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu),usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiş, vekili ise dosyaya vekaletname sunmakla yetinmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “davacı şirketin yönetim kurulu üyesi…..’in aynı zamanda borçlu şirketin ortaklarından olduğu,haczin ödeme emri tebligatının yapıldığı yerde yapıldığı, sunulan faturaların tek başına mülkiyet belgesi olarak kabul edilemeyeceği, davacı ile borçlu şirketin alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı işlem yaptıkları” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı (üçüncü kişi) tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, özellikle somut olayda yetkili temsilcisi aynı olan davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunması, davacı şirketin faaliyet alanı dışında kalan çok sayıda tekstil makinesini satın alması ve mahcuzların devrinin ödeme emrinin tebliğinden sonra, hacizden kısa bir süre önce yapılmasının da alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunması karşısında; davacı (üçüncü kişi) vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 125.40.-TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi …..ve …. A.Ş’ye iadesine 18.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.