Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/1612 E. 2009/1477 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1612
KARAR NO : 2009/1477
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu şirket aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun dava konusu taşınmazını diğer davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini, birleşen davada ise davalı şirketin borca vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, birleşen itirazın iptali davasının dayanağı olan icra takip dosyasında, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, vaki itiraz nedeniyle itirazın iptaline bakan mahkemenin de yetkili olup olmadığını kendiliğinden belirlemesi gerektiği, itirazın iptali dosyası için yetkili mahkemenin Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tasarrufun iptali davasının esasına girilebilmesi için icra takibinin kesinleşmesinin gerekli olduğu sonuç olarak delillerin değerlendirilmesinin de yetkili mahkemece yapılması üzerinde durularak mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK. 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise

itirazın iptaline ilişkin olarak açılmış ve takibin devamını temin etmeye yöneliktir.
HUMK’un 45. maddesine göre aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, ilk itirazın kabulüne ve davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra bununla bağlıdır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için kesinleşmiş bir takibin bulunması zorunludur. Diğer bir deyişle davacının alacağının mevcudiyetine dair tereddüt bulunmamalıdır.
Yerleşmiş yargısal uygulamalara göre vaki itirazlar sonucu duran icra takibinin devamını sağlamaya yönelik olarak açılan itirazın iptali davaları yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda tasarrufun iptali davaları için bekletici mesele olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenlerle HUMK’nun 45. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde tasarrufun iptali davası ile davanın dayanağını teşkil eden icra takibindeki itirazın iptalini amaçlayan diğer bir anlatımla takibin kesinleştirilmesine yönelik olarak açılan itirazın iptali davasının birlikte görülme olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda temyiz inceleme yerleri dahi farklı olan her iki dava birleştirilmiş ve itirazın iptali davası ve tasarrufun iptali davasının dayanağı olan takipteki yetki itirazı da nazara alınarak davaların birbiriyle irtibatlı olduğu, icra takibinin kesinleşmesi gerektiği ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yetkili mahkemece yapılması gerektiği kanaati ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak az yukarıda açıklanan gerekçelerle öncelikle tasarrufun iptali ve itirazın iptali davasının birleştirilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece her iki davanın ayrılması ve itirazın iptali davasının tasarrufun iptali davası için bekletici mesele yapılması o davanın sonucuna göre tasarrufun iptali davasının delilleri değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.