YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1644
KARAR NO : 2009/8747
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar İsrafil, … ve … Sigorta AŞ. vekilince istenmiş, davalı … Sigorta AŞ vekilince duruşma talep edilmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 23.6.2009 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin desteğinin davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybettiğini, ileri sürerek ıslah dilekçesi ile 3.000,00 TL manevi tazminat, 550,00 TL araç hasarı ve toplam 19.568,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Üniversal Sigorta A.Ş vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ergoisviçre Sigorta A.Ş vekili, zararın teminat dışı olduğunu, müvekkilinin maddi zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalılar … ve … vekili, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalı Üniversal Sigorta A.Ş aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde 2/8 oranında kusuru olduğu, davacı …’nın kazada hayatını kaybeden anne ve babasının desteğinden yoksun kaldığı gerekçesi Ile, bilirkişi raporu
hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminat, 550,00 TL araç hasarı nedeni ile maddi tazminat ve toplam 11.876,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar … ve … vekili ile davalı Ergoisviçre Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B.K’nun 45. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için, davacının ölüm nedeniyle destek ihtiyacı içinde olduğunun kanıtlanması gerekir, ayrıca destek ihtiyacının eylemli ve düzenli olması gerekir. Bu nedenle, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, desteğini yitirenin destek ihtiyacı içinde olduğu sürenin dikkate alınması gerekmektedir. Davacının evlenmesi gibi, eylemli olarak bakım ihtiyacı son bulmuşsa, destekten yoksun kalma tazminatı evlenme tarihine kadar hesaplanır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar davacı …’nın yargılama sırasında evlendiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı savunması doğrultusunda, davacının evlenip evlenmediği araştırılarak, evlenmiş ise evlenme tarihine kadar destekten yoksun kalacağı dikkate alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan
Kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden,Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır.
Diğer yandan; aynı kanunun 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı dışında kalan hususlar sıralanmış olup, 92/a maddesinde, “işletenin; eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” 92/b maddesinde ise, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. Keza, bu maddeye paralel olarak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Genel Şartlarının A-3 maddesinde de, ZMSS kapsamı dışında kalan hususlar açıklanmıştır.
Talep edilen destek zararı, ölenin değil 3.kişilerin üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarardır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde işletenin yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir.
BK.nun 44/I maddesi uyarınca, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına katlanmalıdır. Borçlar Yasası 51/2 maddesi hükmüne göre de, öncelikle haksız fiil sorumlusuna zararın tümü yüklenmiş bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, nasılki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediği kabul ediliyorsa desteğin kusurlu davranışları da aynı şekilde destek görenlere yansır.
Hal böyle olunca; borçlar Yasası 44. Madde hükümlerine göre, işletenin destek sağlayan kişiye karşı ileri sürebileceği defileri, destekten yoksun kalanlara karşı da ileri sürebilecek olmasına göre işleten dolayısı ile sigorta zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürebilecektir.
Somut olayda, davacıların desteği ve aracın işleteni, aynı zamanda sürücüsü olan …meydana gelen trafik kazasında %75, davalı karşı araç sürücüsü … ise %25 oranında kusurlu olduğu bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı …, davacıların desteğine ait aracın trafik sigortacısı olup, işletenin veya sürücünün üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumludur. İşleten kendi kusurundan yararlanamayacağından, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında, davacının talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını üstlenmiş olan zorunlu mali sorurumluluk sigortacısının sorumluğu olmadığı nazara alınarak, bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve duruşmada vekille temsil olunmayan temyiz eden davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.