YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1755
KARAR NO : 2009/2028
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …Mahallesi 2198 Ada 6 parsel nolu taşınmazını 20.6.2003 tarihinde oğlu davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … …, borçları nedeniyle dava konusu taşınmazı bedeliyle oğluna sattığını, maaş haczi nedeniyle borcun büyük kısmının ödendiğini, taşınmazın gerçek değerine göre görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili taşınmazın bedeli ödenerek alındığını, evin haciz ve satışının mümkün olmadığını, taşınmazın gerçek değerinin yüksek belirlenmesi halinde görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, borcun büyük kısmının ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre İİK 278/3 maddesine göre yakın hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne … Merkez … Mahallesi … mevkii 2198 Ada 6 parselde kayıtlı taşınmazın davalı … tarafından davalı …’e 20.6.2003 tarihinde yapılan satış işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkindir. Bu tür davalarda, görevli mahkemenin genel hükümlere göre belirlenmesi gerekir ve kural olarak, iptal davasında görevli mahkeme geçici veya kat’i aciz belgesindeki alacağın miktarına göre saptanır. Ancak iptal davasına konu somut olaydaki taşınmaz malın değeri davacı alacağından az ise, malın değeri esas alınarak görev hususu belirlenir. Buradaki değer ise davaya konu malın tasarruf tarihindeki gerçek değeridir. Bu durumda, mahkemece yerinde keşif yapılarak bilirkişi marifetiyle taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri saptanıp, görev konusunda bundan sonra bir hükme varılmalıdır. Değinilen yön gözardı edilerek görevin taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden gözetilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.