Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/1810 E. 2009/3706 K. 29.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1810
KARAR NO : 2009/3706
KARAR TARİHİ : 29.05.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptaline ilişkin davada Ankara 20. Asliye Hukuk ve Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir. İş bölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. (T.T.Y. 5. md., HUMK. 187), İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen işbölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir. İşbölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usulüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır.
TTK’ nun 5/1. maddesinde, “Aksine hüküm olmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinin ticari davalara dahi bakmakla vazifeli olduğu, 5/3 maddesinde, “Bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle iş sahasına girip girmediğinin yalnızca iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabileceği,” 5/son maddesinde ise, “vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur” hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere kural olarak gönderme kararları tek başına tamyizi kabil değildir. Ancak, işbölümü itirazında hiç bulunulmadığı halde verilen bir gönderme kararı, TTK’nun 5/3. maddesine uygun verilmiş bir gönderme kararı değildir. Bu gibi hallerde, gönderme kararı temyizi kabildir. Yargıtay 11. HD’nin 11.10.2004 tarih ve 923-9542 sayılı, 29.11.2004 tarih ve 2680-11555 sayılı, 02.05.2005 tarih ve 2004/7908 – 2005/4478 karar sayılı ilamları ile doktrin ve bir kısım Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Yine bir davanın TTK’nun 4. maddesinde yazılı mutlak ticari dava olması halinde de davanın Asliye Hukuk Mahkemesinden; Ticaret Mahkemesine gönderilebilmesi için süresi içinde iş bölümü itirazında bulunulması gerekmektedir.
Somut olayda; davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, davalılar tarafından iş bölümü itirazında bulunulmamıştır. İş bölümü itirazında bulunulmamasına rağmen mahkemece davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle Ticaret Mahkemesine gönderme kararı verilmiştir. Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev değil iş bölümü ilişkisi olduğu ve iş bölümüne itiraz edilmeden verilen görevsizlik kararının bu nedenle bağlayıcı olmadığı anlaşılmakla, davanın Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 29.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.