YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1840
KARAR NO : 2009/5156
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :…Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde,müvekkili şirkete trafik sigortalı olup, davalılardan …’a ait olan aracın alkollü sürücü … idaresinde iken yol kontrolü yapan jandarmaya ait iki araca ve yaya Ahmet Özdemir’e çarparak ölümlü,yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu,poliçe gereği olarak kazada ölen yayanın mirasçılarına ve zarar gören resmi araçlar için müvekkili tarafından tazminat ödendiğini ve davalı tarafa rücu haklarının doğduğunu açıklayarak,toplam 22.000,00.TL tazminatın, ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,bilahare … mirasçısı olan davalılar hakkındaki davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı …. mirasçılarına karşı açılan davanın HUMK.nun 409.maddesi uyarınca, açılmamış sayılmasına, davalı … aleyhine açılan davada; kazanın sırf alkolün etkisi ile meydana geldiği davacı tarafından ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigorta poliçesi nedeniyle sigortacının sigorta ettirenine karşı açmış olduğu rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; kaza sırasında davacı şirkete trafik sigortalı olan … plakalı araç içerisinde bulunan… olaydan sonra karakol ifadesinde “kazada ölen sürücü … ile birlikte yemek için … Beldesinde bir restauranta gittiklerini,orada sürücü Halil’in epeyce alkol aldığını,yaklaşık bir tane 70’lik içtiğini,kendisi alkollü vaziyette iken arabasına bindiklerini” belirtmiştir.Yine olay sırasında araç içerisinde bulunan Neşe Sunar karakoldaki ifadesinde aynı şekilde sürücü Halil’in restaurantta çok alkol aldığını,arabayla seyir halinde iken kendisine yoldaki jandarmayı ve barikatları gösterdiğini,Halil’in o sırada sigara yaktığını,birden arabanın barikatlara çarptığını belirtmiştir.Olaydan sonra beyanları tespit edilen Giray Hallaçoğlu ve görevli jandarmalar ayrı ayrı beyanlarında aracın çok süratli olduğunu,el feneri ile yapılan ikaza rağmen aracın hızla kontrol noktasına geldiğini ifade etmişlerdir.26.09.2006 tarihli oturumda dinlenen tanık …’ın çok alkol almadığını belirterek hazırlıkta alınan ifadesini değiştirmiş ise de,diğer tanık …’nin birlikte 70’lik içki içtiklerini,eve dönerken sürücü …’in alkollü olduğunu ve sonra aracın hızını çok arttırdığını beyan etmiştir.Kazada hayatını kaybeden sürücü …’dan alınan kan örneği üzerinde Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.06.2003 tarihli raporda “…’ın kanında 0.51 promil etanol bulunduğu,metanol bulunmadığı belirtilmiştir.Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan 17.04.2006 ve 15.01.2007 tarihli raporlarda her ne kadar tespit edilen etanolün ölüm öncesinde alkol alınmasına bağlı olabileceği gibi,kan örneği alınması ile ölçüm arasında geçen sürede üreyebilen mikroorganizmalara da bağlı olabileceği,ancak bu iki durum arasında ayrımın mevcut tıbbi verilere göre belirlenemeyeceği belirtilmiş ise de,olayın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi yönünden bu raporları düzenleyenler arasında nöroloji uzmanı bulunmamaktadır.Bu durumda,söz konusu bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.O halde; HUMK.nun 275.maddesi uyarınca mahkemece dosyanın ikisi nöroloji uzmanı diğeri de Karayolları Fen Heyeti veya …. Üniversitesi gibi
kuruluşlardan seçilecek trafik uzmanından oluşan bilirkişi kuruluna tevdii ile kazanın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin,ya da kazanın meydana gelmesinde alkol dışındaki başka etkenlerin de rol oynayıp oynamadığının saptanması yönünden yeniden rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09.07.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.