YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1881
KARAR NO : 2009/6095
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın otoyoldaki bariyerlere çarparak hasara neden olduğunu ve hasarın tespit edildiğini açıklayarak, 1.914,84.TL.nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalılar ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayda davalı sürücünün sevk ve idare hatasının olmayışı, aracın otoyola çıkan başıboş hayvana çarpılması neticesinde kontrolden çıkmış olması ve davalı tarafın olayda kusurunun olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucunda otoyol bariyerlerinde meydana gelen zararın giderilmesine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 88. maddesinde; bir motorlu aracın katıldığı kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca; Borçlar Kanununun 142.maddesi uyarınca; zarar görenin müteselsil borçlulara başvurma hakkı belirtilmiş ve dilerse sorumluların tümünden, bir kısmından veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyer olduğu da hüküm altına alınmıştır. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur.
Somut olayda; Davacı vekili,davalı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu ileri sürerek ve teselsül hükümlerine göre dava açmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ve olaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kazası tespit tutanağından, kazada otoyol içerisine çıkan başıboş (sahibi belli olmayan) hayvanın (köpeğin) etkili olduğu,aracın yola çıkan bu hayvana çarptıktan sonra sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve 75 metre lastik sürtünme (fren) izinden sonra bariyerlere çarparak hasar verdiği anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumundan alınan 21.11.2007 tarihli raporda, başıboş köpeğin yola aniden çıkışının olayda tamamen etkili olduğu ve olayda davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı bildirilmiş ise de, sürücü davalının aracı karşısına çıkabilecek tehlike,engel ve dış etkilere karşı da her an durdurabilecek bir şekilde kullanması ve buna uygun hızla seyretmesi gerektiği açıktır. Oluşa göre, aracın köpeğe çarptıktan sonraki 75 metrelik lastik sürtünme (fren) izi aracın yüksek hızla seyrettiğini göstermekte olup,sürücünün seyir sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi ve yüksek hızla seyretmiş olması nedeniyle, kusurlu olabileceği düşünülerek, HUMK.nun 275.maddesi hükmüne uygun olarak oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan,sürücü davalının olaydaki kusur durumu ve bariyerlerde oluşan gerçek zarar yönünden yeniden rapor alınması ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve yukarıda belirtilen ilkeler ışığında varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, 08.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.