YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2025
KARAR NO : 2009/8225
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, davalı sigorta şirketinin ihbara rağmen hasarı ödemediğini belirterek 29.650 YTL poliçe bedelinin olay tarihinden işleyecek faizi ile davalıan tahsilinin talep etmiştir.
Davalı vekili olay anında aracın sürücüsünün 150 promil alkollü olan ve kazada yaralanan … olduğunu, ancak sigorta teminatından yararlanmak için olayla ilgisi olmayan …’in sürücü olarak gösterilmeye çalışıldığını, kaza tesbit tutanağına göre araç sürücüsünün bilinmediğini, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını alkol nedeniyle meydana gelen kazada hasarın teminat dışında kaldığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 15.500.YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişindir.
Kasko Sigortası Genel şartlarının 3.3.1.2. maddesinde;” Aracın tam ziyana uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki gerçek değeri ödenir. tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam ziyana uğramış sayılır. Sigorta tazminatının ödenmesini müteakip araç ve akşamı sigortacının malı olur.” hükmü öngörülmüştür.
Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı tarafından davacı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelinin tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelnin tamamen karşılanmasıdır.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında, somut olaya bakıldığında, davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında aracın hurdasının müvekkiline bırakılmasını talep etmemiş, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapora beyanlarını içeren 28.5.2008 tarihli dilekçesinde açıkça aracın hurdasını istemediklerini, hurda değerinin tazminattan düşülmemesini istemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının uğradığı zararın tümü olan 26.000.YTL’sına hükmetmek gerekirken, araç hurda bedelinin tazminattan düşülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … San. ve Yat. Paz ve Tic.A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … San.ve Yat.Paz.ve Tic.A.Ş’ye geri verilmesine, 60.00.TL temyiz başvuru harcının davacı … San.ve Yat.Paz.ve Tic.A.Ş’den alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 627.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş’den alınmasına 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.