Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2035 E. 2009/3389 K. 20.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2035
KARAR NO : 2009/3389
KARAR TARİHİ : 20.05.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı borçlu … İnşaat İç ve Dış Tiç. Ltd. Şti.’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2005 tarih 2003/785E – 2005/346K sayılı ilamıyla hüküm altına alınan 231.433.350,498YTL alacak ve 10.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz alacağının 28.02.2006 tarihinde aralarında organik bağ bulunan davalı … İnşaat Sanayi ve Yapı Ürünleri Pazarlama A.Ş’ne temlik ettiğini, temlik alacaklısı tarafından ilam borçlusu Bakırköy Belediye Başkanlığı aleyhine başlatılan icra takibi sırasında 03.04.2007 tarihli sulh sözleşmesi gereğince davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından temlik alacaklısına 1.100.000,00YTL ödeme yapıldığını, davalı Belediye Başkanlığına 24.11.2005 ve 07.11.2007 tarihli haciz ihbarnamelerin gönderilmesine karşın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, bu nedenle davalı Belediye Başkanlığı hakkında ayrıca İİK 89/4 maddesine göre Ankara 6.İcra Ceza Mahkemesine dava açtıklarını, davalı Belediye Başkanlığında haciz ihbarlarına rağmen temlik alacaklısına ödeme yapmış olmakla kötüniyetli ve davalılarla işbirliği içinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve İİK 89/4 maddesine göre gerçeğe aykırı beyandan dolayı davalı Belediye Başkanlığı aleyhine Ankara 6. İcra Mahkemesinin 2008/283E. sayılı dosyası ile açılan davada talep edilen tazminatla mükerrer olmamak kaydıyla ivazsız tasarruf veya zarar vermek kastıyla yapılan tasarruf niteliğindeki davalı şirketler arasında akdedilen 28.02.2006 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile bu sözleşmeye istinaden davalı … İnşaat Sanayi ve Yapı Ürünleri Pazarlama A.Ş. tarafından davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı aleyhine yapılan Şişli İcra Müdürlüğünün 2007/736Esas sayılı icra takibinin ve icra takibine dayanılarak davalı temlik alacaklısı ile Belediye Başkanlığı arasında yapılan 03.04.2007 tarihli sulh sözleşmesinin İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince iptaline, İİK 282/2 maddesine göre takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak 3.şahıs durumundaki davalıların müştereken ve müteselsilen tazminatla sorumlu tutulmalarına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile … İnşaat Sanayi ve Yapı Ürünleri Pazarlama A.Ş vekili, cevap süresinin uzatılması istemine ilişkin 03.07.2008 tarihli dilekçesinde davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ile tescilli olduğu adresin Şişli olduğunu, dolayısıyla Şişli Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Ankara 6. İcra Ceza Mahkemesinin 2008/223Esas nolu dosyasının tarafları ve konusu bu dosya ile aynı olduğundan derdestlik itirazı nedeniyle davanın reddini istemiş 22.09.2008 tarihli cevap dilekçesi ile de yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, derdestlik itirazını tekrarladığını, Ankara 8.İcra Mahkemesinin 2005/1156E – 2006/436 Karar sayılı ilamının bu dava yönünden kesin hüküm oluşturduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu borca itiraz ettiklerini ve açılan itirazın iptali davası kesinleşmediğinden dava önşartının bulunmadığını, şirketlerin aynı tüzel kişilik olduğunu, temliğin alacağa mahsuben yapıldığını ve ivazlı olduğunu davalı Belediye Başkanlığının haciz ihbarnamelerine itirazda haklı olduğunu ve bu konuda kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğunu, sulh sözleşmesinin tasarruf işlemi olmadığı gibi borçlunun bu sözleşmede taraf olmadığını, tarafların iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı vekili, Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2005 tarih 2003/785 – 2005/346E-K sayılı ilamı gereğince davalı … İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine borçlu olduklarını, alacaklı … Limited Şirketinin bu ilam alacağını 28.02.2006 tarihinde … inşaat Sanayii ve Yapı Ürünleri A.Ş’ne temlik ettiğini, temlik alacaklısı tarafından Belediye aleyhine icra takibi yapıldığını ve belediyeye ait gelirlere haciz konulduğunu borcun ödenmesi ve hacizlerin kaldırılması için temlik alacaklısı ile 03.04.2007 tarihinde ödeme protokolü yapıldığını, davacının gönderdiği haciz ihbarnamesinin 29.11.2007 tarihinde tebliğ edildiğini; ancak, borçlu … Limited Şirketi alacağı temlik ettiğinden ve belediyede başka alacağı olmadığından itiraz edildiğini, 03.04.2007 tarihli protokol gereğince 20.11.2007 tarihinde son ödeme yapıldığını, temlik alacaklısının dahi alacağı kalmadığını, aynı konuyla ilgili Ankara 6.İcra Ceza Mahkemesine açılan davanın derdest olduğunu, 01.12.2005 tarihli haciz ihbarnamesine de mahkeme kararı tebliğ edilmediği için itiraz edildiğini, 03.04.2007 tarihli protokolün mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosya kapsamına göre, HUMK’nun 9.maddesinin l. fıkrasında yer alan genel yetki kuralı gereğince davalıların davanın ikametgahın bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiği, yetki itirazında bulunan davalıların ikametgahının İstanbul olduğu, davalılardan hiçbirinin ikametgahının Ankara olmadığı, davanın hukuki niteliği zarara uğratma amacıyla yapılan ve iptali istenen tasarrufa ilişkin olduğu bu niteliği dolayısıyla haksız eylem sayılacağı, eylemin gerçekleştiği yerin İstanbul olduğu, Ankara mahkemelerini yetkili kılan bir yetki kuralının olmadığı, bu nedenle bir kısım davalıların süresinde yetki ilk itirazının yerinde olduğu, yetki itirazında bulunmayan 3. Kişi konumundaki Bakırköy Belediyesi yönünden de davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olması nedeniyle davanın tefrikine olanak bulunmadığı gerekçesi ile tüm davalılar yönünden mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve takip halinde dava dosyasının yetkili İstanbul nöbetci Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptaline ilişkindir. Bu tür davalarda yetki genel kurallara göre belirlenir.
İİK’nun 282 maddesi gereğince davalı borçlu ile onunla doğrudan veya dolaylı işlem yapan 3.kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Zorunlu dava arkadaşları, usul işlemlerini hep birlikte yapmak zorundadır. Bu nedenle İlk itirazlardan olan yetki ilk itirazı davalılarca birlikte ileri sürülebilir, yalnız bir veya bir kaç davalı yanca ileri sürülen yetki itirazı hukuksal sonuç doğurmaz. Doktrinde de bu görüş kabul görmüştür. (Prof. Dr. Baki Kuru HUMK kitabı 2001 baskı cilt 3 sayfa 3329)
Somut olayda; mahkemece borçlu ve diğer davalı şirketin yetki itirazı kabul edilerek yetki itirazında bulunmayan davalı Bakırköy Belediyesi ile de diyer davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan dosyanın tüm davalılar yönünden yetkili İstanbul nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalı Bakırköy Belediyesinin yetki itirazında bulunmamış olması nedeniyle diğer davalıların yetki itirazının reddi ile işin esası hakkında karar vermesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usule ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.