YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2100
KARAR NO : 2009/8229
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını belirterek, 6.000.YTL hasar bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, aracın özel oto olarak sigorta poliçesinin düzenlenmesine rağmen rert a car olarak 3. Şahıslara kiralandığını ve kiralayan kişi tarafından kaza yapıldığı halde davacının kendisi yapmış gibi tutanak düzenlendiğini, hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine ve inkar tazminatına karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.602.70.YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK.nun 1269.maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin olan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilen açık muvafaatini almak suretiyle sigortadan sayet kendi menfaatide zedelendiği takdirde tazminat istemek hakkına sahıp olur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece dain ve mürtehin sıfatı bulunan Garanti Bankası Kütahya Şubesinin muvafakatı olu olmadığının araştırılması, bankanın muvafakatı sağladığı takdinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …ye geri verilmesine 10.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.