Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2119 E. 2009/8237 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2119
KARAR NO : 2009/8237
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete ZMSS ve İMSS’lı aracın sebebiyet verdiği kazada müvekkiline ait aracın hasarlandığını, tesbit bilirkişi raporuna göre 35.053.-TL hasar meydana geldiğini belirterek, bu meblağın muaccel olduğu tarihten işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin azami poliçe limiti ile gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hasar dosyasının açıldığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, kazanın beyan edilen şekilde meydana gelmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ile davalı şirkete sigortalı aracın, davacı aracında meydana gelen hasara neden olmadığı, sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tesbit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerdendir. Davaya konu olayla ilgili düzenlenen trafik kazası tesbit tutanağında açıklanan kazanın oluş şekli ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda benimsenen oluş şekli farklı olup, bu hususta kaza tesbit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiştir.

Bu durumda mahkemece, 29.1.2008 tarihli kaza tesbit tutanağında isim ve imzaları bulunan zabıt mümzilerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri, olayın kaza tutanağında belirtildiği şekilde mi yoksa bilirkişi raporunda açıklandığı gibi mi meydana geldiği konusunda bilgilerine başvurulması, daha sonra Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı gözönünde bulundurularak kusur ve hasar yönünden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.