YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2167
KARAR NO : 2009/7479
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından kasko poliçesiyle sigortalanan müvekkiline ait aracın kaza sonucu hasarlandığını, davalıya ihbarda bulunulmasına rağmen prim taksitlerinin belirlenen tarihlerde ödenmemesi sebebiyle kasko poliçesinin hasar tarihinden önce kendiliğinden feshedilmiş olduğundan bahisle ödeme yapılmadığını, müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/259 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın kabulle sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 15.000YTL tazminatın, olay tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilinİ talep etmiştir.
Davalı sigarta şirketi vekili, davacı tarafça prim taksitlerinin belirlenen tarihlerde ödenmemesi sebebiyle kasko poliçesinin olay tarihinden önce kendiliğinden feshedilmiş olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/259 Esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 15.000YTL tazminatın 09.05.2009 (ilk dava tarihi) tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yerel mahkeme hükmü davalı … Sigorta A.Ş vekiline 09.02.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 25.02.2009 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiş ve harç yatırılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadi
../…
-2-
2009/2167
2009/7479
Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da karar verilebileceğinden, davalı vekilince süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu tazminat alacağına avans faizi oranında temerrüt faizi yürütülmesini talep etmiştir. Davalı … tacirdir. Bunun yanında TTK’nun 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Davacı ile davalı … arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına göre, davacı tacir olmasa da TTK’nun 3 ve 21/1 maddesi gereğince davalı sigortacının tazminat ödeme borcu ticari nitelikte bir borçtur. Bu durumda, davacı vekilinin talebi de gözönünde bulundurularak avans faizine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu hususlar nazara alınmaksızın yazılı olduğu biçimde reeskont faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının l. bendinde yazılı “değişen oranlarda reeskont faizi” ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine “işleyecek avans faizi” tümcesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş’ne geri verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.